reklam
reklam
DOLAR 46,6312 % 0.12
EURO 53,0839 % 0.02
STERLIN 61,5999 % 0.01
FRANG 57,6330 % 0.25
ALTIN 6.008,53 % -0,34
BITCOIN 59.777,24 -3.006
reklam

Uyuşturucu Tüm Ailemizi Çökertti

Yayınlanma Tarihi : Google News
Uyuşturucu Tüm Ailemizi Çökertti
reklam

TÜRKİYE’de uyuşturucu bağımlılığıyla mücadelede tedavi hizmetlerinin yetersizliği ailelerin yaşadıkları acı tecrübeleri gözler önüne serdi. Alkol ve Uyuşturucu Madde Bağımlıları Tedavi ve Araştırma Merkezleri’nin (AMATEM) sayısı ile sunduğu kapasite ihtiyaçları karşılayamazken, binlerce aile çocukları için “yatıracak yer” arayışına girmiş durumda. Bulamadıkları zaman ise çaresizlikle baş başa kalıyorlar.

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 2025 yılı itibarıyla 35 AMATEM ve 14 ÇEMATEM'in hizmet vereceğini açıklamıştı.

‘SEÇENEĞİMİZ YOK’

Tekirdağ’da yaşayan Senem G., 25 yaşındaki oğlu Kaan’ın 17 yaşında madde kullanmaya başladığını ifade etti. Esrar ile başlayan bağımlılığının zamanla metamfetamine dönüştüğünü aktaran Senem G., “Oğlum üniversitede makine mühendisliği okuyordu. Küçük kızımın psikolojisi bozulmasın diye onu annemin yanına gönderdik. Devletin yetersiz tedavi merkezleri dışında bizim başka seçeneğimiz yok. Ankara Temelli’deki ücretsiz rehabilitasyon merkezinde sadece 17 gün kalabildi, tekrar durmadı. İçicilikten dört suç kaydı var, 104 gün cezaevinde kaldı ama tedavi alamadı” dedi. Senem G., “Ben sadece kendi çocuğum için değil, herkes için yardım istiyorum” diyerek bu sorunun bireysel değil toplumsal bir mesele olduğunu vurguladı.

‘OĞLUM CEZAEVİNDE’

Sakarya’dan Tokat’a taşınmak zorunda kalan Sevim A. ise, iki oğlundan birinin 14 yaşında madde kullanmaya başladığını belirtti. “Geç fark ettik. O günden beri ağlamadığımız bir gün olmuyor” diyen Sevim A., AMATEM’lerden özel doktorlara kadar her yere başvurduklarını ama sonuç alamadıklarını anlattı. Büyük oğlunun şu an Tokat T Tipi Cezaevi’nde çoklu madde kullanımından tutuklu olduğunu söyleyen Sevim A., “Maddi manevi yıkılmış durumdayız. Küçük oğlumun psikolojisi de çökmüş durumda ve tedavi görüyor. Ayda 17 bin lira kazanıyorum, eşim emekli ama maaşı icrada. Oğluma harçlık gönderebilmek için bu şekilde çalışmak zorundayım” dedi.

‘ECZANEYE BORÇLUYUM’

  1. K. ise bağımlılığın aileler üzerindeki ekonomik yüküne dikkat çekti. 32 yaşındaki oğlunun çoklu madde bağımlısı olduğunu ve bu nedenle beş yıl cezaevinde kaldığını anlatarak, “Her bağımlı bir noktadan sonra satıcı oluyor. Oğlumun bir iğnesi 10 bin lira, ayda iki tane yaptırıyorum. Eczaneye 40 bin lira borcum var, veresiye yazdırıyorum. Hükümlü olduğu için iş de bulamıyor” dedi. Aileye ait berber dükkanının da uyuşturucu bağımlılığı yüzünden kapandığını kaydetti. Bursa’da yaşayan Nazmi K. ise 21 yaşındaki oğlunun rehabilitasyon merkezine yatmayı reddettiğini belirterek, “İlaç veriliyor ama gizlice kullanmaya devam ediyor. ‘Kendim bırakırım’ diyor. Evde içmesine izin veriyoruz, içmeyince sinirleniyor. Oğlum cezaevinde yatsa daha iyi diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

‘HER ŞEYİMİZİ KAYBETTİK’

İstanbul Esenyurt’ta iki çocuğuyla hayata tutunmaya çalışan Bedia T.’nin hikayesi ise bağımlılığın yalnızca kullanıcıyı değil, bütün aileyi nasıl etkilediğini gözler önüne seriyor. Eşinin uyuşturucu kullanımı ve ticaretinden 12 yıl 6 ay ceza aldığını ve bir yıldır cezaevinde olduğunu belirten Bedia T., “Evimiz, arabamız vardı, hepsini bu uyuşturucu belası yüzünden kaybettik. Temizlik işlerine gidiyorum. Kiranın ve banka borçlarının altında ezilmekteyiz. Bu durum sadece bir kişinin değil, tüm ailenin hayatını altüst ediyor” dedi.

Dünyada Neler Yapılıyor?

RUSYA mahkemelere zorunlu tedavi seferberliği başlattı. Çin’de devlet yönetimindeki rehabilitasyon merkezlerinde geçmişte milyonlarca kişinin tutulduğu biliniyor. Vietnam, Kamboçya, Tayland, Malezya, Myanmar, Endonezya, Filipinler ve Singapur gibi ülkelerde zorunlu rehabilitasyon uygulamaları devam ediyor. Avrupa’da ise İsveç, ağır bağımlılık ve toplumsal tehlike durumlarında mahkeme kararıyla zorunlu tedaviye izin verirken, Almanya bazı hükümlüler için zorunlu madde tedavisi uygulamakta. ABD’nin bazı eyaletlerinde ise ailelerin bağımlı bireyleri tedaviye zorunlu sevk etmesine olanak tanınmaktadır. Portekiz, cezadan ziyade halk sağlığını merkeze alan bir model sunuyor.

‘ASIL SORUN TEDAVİYE ERİŞİM’

Bağımlılık konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla çalışan DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Elif Esen, AMATEM ve ÇEMATEM sayısının nüfus ve ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığını belirtti. Esen, “Sahada ailelerin en sık dile getirdiği cümle ‘yatıracak yer bulamıyoruz’. Erken müdahale eksikliği ve zorunlu tedavi imkânlarının olmaması bağımlılığı kronikleştiriyor” dedi.

‘SOSYAL DEVLETİN İFLASI’

TBMM’de Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu üyesi ve CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, uyuşturucu meselesinin artık bir asayiş sorunu olmaktan çıktığını belirterek, “Bu tablo sosyal devletin iflasıdır. Annelerin ‘yatıracak yer bulamıyoruz’ çığlığı görmezden geliniyor” dedi.

ARAŞTIRMA ÖNERGESİNE RET

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez ise, uyuşturucu kullanımının ilkokul çağlarına inmesi konusunda endişelerini dile getirerek, “Organize suç örgütleri etrafta dolaşıyor, çocuklar Telegram gruplarında suç ağlarının içine çekiliyor. Bu bir ulusal felakettir” dedi. Çömez, İYİ Parti’nin uyuşturucuya ilişkin verdiği araştırma önerisinin reddedildiğini de ifade etti.

reklam

YORUM YAP