

DİLAN KUTLU/ ANKARA
TÜRKİYE İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Sağlık Modülü 2025 raporuna göre, dar gelirli kesim ilaç harcamaları için yeterli bütçe ayıramıyor. Yoksul gruptaki bireylerin %65.5'i, yani her 10 kişiden 7'si, ilaç giderleri konusunda büyük bir yük ile karşı karşıya. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine göre, geçen yıl yalnızca eczanelerden 419 milyon 642 reçete karşılandı. Artan ilaç fiyat farkları, muayene ücretleri ve SGK katılım payları gibi sebeplerle vatandaşlar reçetelerini karşılamakta zorlanmakta. Çözüm ise çoğu zaman mahalle eczanelerinde tutulan “veresiye defteri” olarak öne çıkmakta. Hastalar, ilaçlarını alırken artık tek kalemde değil; muayene ücreti, reçete katkı payı, ilaç katılım payı ve ilaç fiyat farkı olmak üzere dört ayrı ödeme yapmak zorunda kalıyor.
FARKI HASTA KARŞILIYOR
Tokat'ta eczacılık yapan Cem Kılınç, Haziran ayında 25 bin TL’lik alacağını silmek zorunda kaldığını, ancak kısa sürede veresiye defterinin yeniden 160 bin TL'ye ulaştığını ifade etti. Mahalle eczanelerinde tanınırlık ve “hatır” ilişkisi nedeni ile borç yazmanın daha yaygın olduğunu belirten Kılınç, “Bize ‘Emekli maaşım yatsın, getireyim’ diyorlar, ilaç veriyoruz ama yük her geçen gün büyüyor. Cebinde para olmadığı belli. Çocuğuna ağrı kesici almak istiyor ama devlet ödemiyor. Uzun süredir hastamızsa veriyoruz” şeklinde konuştu. Kılınç, “Bir tahlil sonucu ya da rapordaki bir ibare eksikse SGK ilacı ödemiyor. Hasta ilacı almak zorunda kalıyor fakat bu kez peşin ödüyor. İlacın fiyatı artmamış olsa bile hasta ödeme yapmak durumunda kalıyor. SGK kendi yükünü vatandaşa yüklüyor.” dedi.
BÖYLE SİSTEM ÇÖKER
İstanbul Ümraniye’de 12 yıldır eczacılık yapan Emrah Doğan ise “185 bin TL veresiye defterinde vatandaşın bize borcu var. Biz kimseden borcunu istemiyoruz. 12 yıldır buradayız; herkes birbirini tanıyor. Ama biri öderken arkadan başkası borçlanıyor” açıklamasında bulundu. Doğan, iki ayrı uygulamanın mevcut olduğunu belirterek, “Veresiye ve emanet ilaç sistemi var. Hasta, doktorundan randevu alamadığında ya da hafta sonu araya girmişse ilacı alamadan geri dönmek zorunda kalıyor. Bu durumda eczacı, hastanın sağlık durumunu göz önünde bulundurarak ilacı ‘emanet’ veriyor. Hasta daha sonra reçetesini düzelttiğinde veya doktora ulaştığında borcunu kapatıyor. Bir sirkülasyon söz konusu. Biri ödüyor, arkadan diğeri emanet alıyor. Bu yük, eczacının üzerinde kalıyor” şeklinde konuştu.
8 LİRADAN 26 LİRAYA FİYAT ARTIŞI
İzmir Özdere’de eczacılık yapan Ulaş Erdoğan, hastaların eczaneye ödemek zorunda kaldığı kalemlerin artış gösterdiğini belirtirken, “Eskiden 8 lira olan muayene ücreti 26 liraya fiyatlandı. Reçete katkı payı, üç ilaca kadar 3 lira, sonrasında her kutu için ise 1 lira olarak belirlenmiş durumda. Ek olarak ilaç fiyat farkı ortaya çıktı. Devlet eşdeğer bandına göre en ucuz muadili baz alıyor; fakat bir süre sonra o ucuz ilaç piyasada bulunamıyor. Yoksulluk arttıkça insanlar 'Ödeyebilir miyim?' diye düşünüyor ve ilaçlarını almadan çıkıyor. 9 bin 723 TL veresiye defterine borç yazdırdım.” şeklinde ifade etti.
Borçları tahsil edemiyoruz
İstanbul Zeytinburnu’ndaki Yeni Hayat Eczanesi’nin sahibi Eczacı Celal Ürgen, 27 yıldır eczacılık yaptığını vurgulayarak, vatandaşların yaklaşık 100 bin TL civarında veresiye ilaç borcunun bulunduğunu belirtti. Gelir yetersizliği nedeniyle bazı borçları tahsil etmenin mümkün olmadığını anlatan Ürgen, bu durumun eczacıları zora soktuğunu aktararak, “Borç ödeyenlerin sayısında geçen yıla göre bir azalma yok. Borcun bir kısmını ödeyip tekrar veresiye yazdırıyorlar” dedi.



DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN