reklam
reklam
DOLAR 44,3346 % 0.01
EURO 51,3419 % -0.05
STERLIN 59,3266 % -0.64
FRANG 56,2493 % 0.06
ALTIN 6.406,80 % -3,26
BITCOIN 69.281,83 -1.864
reklam

'Vatandaşın belini doğrultması zor'

Yayınlanma Tarihi : Google News
'Vatandaşın belini doğrultması zor'
reklam

ŞEHRİBAN KIRAÇ / NEFES

Orta Doğu’daki savaş Türkiye’de her kaleme zam olarak yansıyor. Enerji politikaları uzmanı Necdet Pamir, nisan ayında doğal gaz fiyatlarına zammın şaşırtıcı olmayacağını vurgulayarak, “Savaş koşulları olmasa da vatandaşın belini doğrultma olanağı çok zayıf” dedi. Orta Doğu’daki savaşı ve Türkiye’ye etkilerini konuştuk.

– Orta Doğu’daki savaşın petrol ve enerji fiyatları üzerindeki etkisi ne olur?

2025’i ortalama varili 69 dolarla kapatan Brent petrol, 27 Şubat’ta 71 dolara çıktı. Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının ardından, 15 Mart 2026’da Brent petrolün varili 103 dolara yükseldi. Şubat ayı ortasına (İran’a saldırı öncesi) kıyasla, Brent petrolü fiyatındaki artış yüzde 54’e ulaşmış oldu.

15 Şubat – 15 Mart 2026 arasında, Avrupa’nın referans doğal gaz ticaret merkezi Title Transfer Facility’deki (TTF) doğal gaz fiyatları ise 30 Euro/MWsaat’ten yüzde 66 artışla 50 Euro/MWsaat’e yükseldi. Bu çok yüksek artışlar, özellikle Türkiye gibi, petrol ve doğal gazda, yüzde 90’ların üzerinde ithalata bağımlı ülkelerde, sadece benzin, mazot ve doğal gaz fiyatlarında değil, petrol ve doğal gazın girdi olduğu tüm sektörlerde fiyat artışlarına ve yüksek enflasyona neden olacak.

İran’a saldırının nedenlerinin başında, bu ülkenin çok zengin petrol ve doğal gaz rezervlerinin kontrolü yatmakta. İran halen dünyanın en büyük ikinci ispatlanmış doğal gaz rezervlerine (dünya toplamının yüzde 16’5’i), üçüncü en büyük petrol rezervlerine (dünya toplamının yüzde 11.7’si) sahip.

GIDA GÜVENLİĞİ RİSK ALTINDA

– Savaşın uzun sürmesi halinde dünyada enerji ve petrol fiyatları nasıl şekillenecek?

Hürmüz’ün kapanması, sadece petrol ve sıvılaştırılmış gaz (LNG) piyasalarını etkilemedi. Diğer emtia piyasaları da Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığında yaşanan kesintilerden etkilendi. Önemli sorunlardan birisi gübre arzında oluşan kırılganlıktır.

Küresel üre ticaretinin yüzde 30’undan fazlası, amonyak ve fosfat ticaretinin ise yaklaşık yüzde 20’si Hürmüz Boğaz’ından geçiyor. Bu durum gıda fiyatları ve gıda güvenliği açısından riskler yaratmakta.

Körfez bölgesi, küresel alüminyum arzının yaklaşık yüzde 8’ini üretiyor. Hürmüz’ün kapatılması, enerji sektörü dışındaki emtialar açısından da büyük sıkıntı yaratıyor.

Gıda ve tarım ürünleri, elektronik ve ev aletleri, tekstil ürünleri, otomobiller ve yedek parçalar, makine ve ekipmanlar, çelik ve çimento, kimyasallar, ilaç ve tıbbi malzemeler, vb. bölgenin gereksinimini karşılamak için Hürmüz yoluyla ithal edilen başlıca ürünler. Bunların tümünde büyük sıkıntı söz konusu.

KAŞIKLA VERİP KEPÇEYLE ALIYOR

– Savaşın başladığı günden bu yana Türkiye’de akaryakıta dev zamlar geldi, önümüzdeki günlerde benzin, motorin vb. fiyatlar nereye gelir?

Enerjide aşırı oranda dışa bağımlılığın kaçınılmaz sonucu bunlar. Bir yandan da iktidarın, pompadaki benzin ve mazot fiyatlarını oluştururken; rafineri çıkış fiyatını nasıl belirlediği, üzerine hangi kalemleri eklediği, aldığı vergiler, vergiden de vergi alma ‘cinliği’, tüketicinin belini büküyor.

Daha ilk kalemde, tüketici aleyhine (olması gerekenden yüksek) bir fiyat oluşumu söz konusu ve diğer kalemler eklendikçe bu olumsuzluk artıyor. Bunun üzerine; toptancı marjı, gelir payı, dağıtıcı ve bayi marjları, ÖTV ve üzerine de KDV (yüzde 20) ekleniyor (vergiden de vergi alınmakta). Vergiler toplamı, ürün fiyatından daha fazla.

İktidar, zaten dolaylı birçok vergiyle ve bu vergi oranlarını sürekli artırarak, zaten tüketiciyi bunaltıyor. Kaşıkla verip kepçeyle geri alıyor. İran’a yönelik saldırı sürdükçe ve İran da bu direnişini sürdürdükçe fiyatlardaki yükselme kalıcı olmaya ve ülkemizi sadece akaryakıt fiyatlarında değil, iğneden ipliğe her kalemde sıkıntıya sokacak.

İFLAS RİSKİ ARTIYOR

– Türkiye’de enerji maliyetleri ve lojistik maliyetler arttığı için reel sektör de zorda. Reel sektör tarafında ne tür riskler söz konusu olur?

En büyük tehditler; finansal kırılganlık, talep daralması, dış ticaret zorlukları ve borçluluk oranlarının yükselmesi olarak sıralanabilir. Artan enerji ve lojistik maliyetleri hemen tüm işletmelerin kâr marjlarını daraltıyor, borçlanma maliyetleri yükseliyor.

Ulaştırma sektöründe fiyatların yüksek oranda zamlanması kaçınılmaz hale geliyor. KOBİ’ler bu maliyet artışlarını fiyatlara yansıtmakta zorlandıkça, nakit akışı sorunlarıyla boğuşmak zorunda kalıyorlar. Yüksek girdi maliyetleri nedeniyle ürün fiyatları artıyor ve bu da doğal olarak tüketici talebinde daralma yaratıyor.

Yerli üreticinin, dış pazarlarda rekabet gücü zayıflıyor. Artan maliyetler işletmeleri daha fazla kredi kullanmaya zorluyor. Şirket iflasları riski artıyor. İlerleyen günlerde sebze ve meyvede artan akaryakıt fiyatlarına bağlı yeni zamlar olacak. İktidarın, yeni vergiler salması ya da mevcut vergi oranlarını artırması sürpriz olmayacak.

YÜKSEK FATURAYA HAZIR OLUN

– Türkiye enerji kaynakları ve petrolde de dışarıya bağımlı. Savaş uzun sürerse Türkiye bu alanda nasıl etkilenir?

Ham petrol ve ürünlerinde yüzde 92, doğal gazda yüzde 94 oranında dışa bağımlı bir konumdayız. Dolayısıyla hızla artan petrol ve doğal gaz fiyatlarından en fazla etkilenen ülkelerin başında geliyoruz. 2022’de Brent petrolünün yıllık ortalama varil fiyatı 101 dolarken, enerji ithalat faturamız 96.6 milyar dolara yükselmişti. Geçen yıl Brent petrolü fiyatı yıllık ortalama 69 dolar/varil, enerji ithalat faturamız 62.5 milyar dolar oldu.

Mevcut durum uzun sürerse, benzer ve hatta daha yüksek bir fatura ve hızla artan enflasyonla karşı karşıya kalırız. Ayrıca, ithal ettiğimiz gazın 10 milyar metreküplük kısmı (anlaşmanın kapasitesi) İran’dan geliyor. İran gazının fiziki kesintisinin sanayi tesislerimizin üretimlerinde aksama yaratacağı da unutulmamalı. İran’dan gelen hat ile Türkmenistan’dan da ilave 2 milyar metreküplük bir alım anlaşmamız var ve bu da kesintiye uğrayabilir.

NİSANDA ZAM OLABİLİR

– Yakın zamanda doğal gaza zam bekliyor musunuz?

Doğal gaz fiyatlarındaki artış, petrolden de fazla oldu. LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20’si Hürmüz’den çıkış yapıyor. Bazı doğal gaz anlaşmalarımızın fiyat formülleri örneğin Mavi Akım, TürkAkım, TANAP ve Güney Kafkasya Gaz BH, yüzde 70 TTF, yüzde 30 petrol ürünlerine endeksli. Türkiye, Nisan 2026’daki faturaları ödenirken, görece daha fazla oranda artmış olan TTF nedeniyle, daha kabarık bir fatura ödeyecek.

Konutlarda kullanılan doğal gazda uzun süredir sübvansiyon var. Bunun bir kısmını konut tüketicisine yansıtmaları, şaşırtıcı olmayacak. Tüketicinin alım gücünü düzeltme yönünde hareket etmesi gerekenler, savaş ve yükselen petrol/gaz fiyatları bahanesiyle, yükü her zamanki gibi tüketiciye aktarabilirler.

– Savaşı da göz önüne aldığımızda vatandaşı nasıl günler bekliyor?

İktidarın politik tercihleri değişmedikçe, vatandaşı daha da kötü günler bekliyor. Enerji ithalat faturamız (aşırı dışa bağımlılık nedeniyle) cari açığın en önemli nedeni. Bunu değiştiremedikçe, savaş koşulları olmasa da vatandaşın belini doğrultma olanağı çok zayıf.

reklam

YORUM YAP

reklam

DÖVİZ KURLARI

  • Dolar DOLAR
    ALIŞ SATIŞ FARK
    44,2606 44,3346 % 0.01
  • Euro EURO
    ALIŞ SATIŞ FARK
    51,2618 51,3419 % -0.05
  • Sterlin İNG. STERLİNİ
    ALIŞ SATIŞ FARK
    58,9022 59,3266 % -0.64
  • Frang İSV. FRANGI
    ALIŞ SATIŞ FARK
    56,2087 56,2493 % 0.06
  • Kanada Doları KAN. DOLARI
    ALIŞ SATIŞ FARK
    32,2747 32,2986 % 0.14
  • Çeyrek Altın ÇEYREK ALTIN
    ALIŞ SATIŞ FARK
    10.247,52 10.475,11 % -3,26
  • Gram Altın GRAM ALTIN
    ALIŞ SATIŞ FARK
    6.404,70 6.406,80 % -3,26
  • Bitcoin BITCOIN
    FİYAT DEĞİŞİM
    69.281,83 -1.864
reklam

DÖVİZ ÇEVİRİCİ

  • Satış
    Alış