reklam
reklam
DOLAR 46,6600 % 0.12
EURO 53,1528 % 0.09
STERLIN 62,0951 % -0.01
FRANG 57,5952 % 0.14
ALTIN 6.130,13 % 1,67
BITCOIN 60.598,72 1.054
reklam

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Cezaların Bozulmasını İstedi

Yayınlanma Tarihi : Google News
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Cezaların Bozulmasını İstedi
reklam

6 Şubat 2023'te meydana gelen deprem felaketinde, Adıyaman'ın Alitaşı Mahallesi'nde yer alan Kanarya Apartmanı'nın A ve B blokları yıkılarak 36 kişinin hayatını kaybetmesine sebep oldu.

Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, fenni mesul ve proje müellifi Halil Bağcı'ya “bilinçli taksir” suçuyla 15 yıl, kooperatif üyesi Şemsettin Gürsoy'a ise “basit taksir” suçundan 11 yıl 3 ay hapis cezası verildi.

Verilen bu kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay’a ulaştı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyaya ilişkin tebliğname hazırlayarak Yargıtay 12. Ceza Dairesi'ne gönderdi. Dosyaya ilişkin nihai kararı Yargıtay 12. Ceza Dairesi verecek.

Başsavcılığın hazırladığı tebliğnamede, yetersiz bilirkişi raporlarına dayanan hükmün iptal edilmesi talep edildi.

Tebliğnamede, 24 Ocak 2020'de Elazığ'ın Sivrice ilçesinde gerçekleşen 6.8 büyüklüğündeki depremin, Adıyaman'ı da kapsayan geniş bir alanda hissedildiği belirtilerek, Adıyaman Valiliği AFAD Acil Durum Müdürlüğü tarafından hazırlanan 2021 tarihli İl Afet Risk Azaltma Planı'nda “Adıyaman Alitaş Mahallesi'nin zayıf zemin özelliklerine sahip olduğu” tespitine yer verildiği hatırlatıldı.

Yine, Rusya'nın Kamçatka Yarımadası'nda yaşanan 8.8 büyüklüğündeki deprem ile karşılaştırmalar yapan savcının tebliğnamede, bu depremde can kaybının yaşanmadığını ifade ederek, “Kamçatka'nın 300 bin nüfuslu halkı hafif ve alçak yapılarda yaşıyor. Bu durum, can ve mal kaybını minimum düzeye indiren bir faktör” şeklinde açıklamalarda bulundu.

Deprem Yorgunluğu Hesaba Katılmadı

Tebliğnamede, deprem yorgunluğunun yapı elemanlarının zamanla maruz kaldığı sarsıntılar sonucu mikro çatlaklar oluşmasına, betonun bağlayıcılığını kaybetmesine ve taşıyıcı sistemde zayıflamaya neden olduğu vurgulandı. Özellikle 1995 öncesi inşaat yönetmeliklerine uygun yapılmış ve güçlendirilmemiş binaların bu tür yorgunluk belirtilerine karşı daha savunmasız olduğunun altı çizildi.

Binanın deprem yorgunu olması, su ve ısı yalıtım eksiklikleri nedeniyle Kanarya Apartmanı'nın yorgun bina haline gelme ihtimalinin yüksek olduğunu gösteriyor. Bu durumun yeterince bilimsel analiz ile incelenmemesi, önemli bir kovuşturma eksikliği olarak değerlendirildi.

Proje Dışı Uygulamaların Araştırılması Gerekirdi

Kanarya Apartmanı'nın 1993 yılındaki inşaat tarihinden 6 Şubat 2023'teki deprem anına kadar olan süre içerisinde, binada proje dışı uygulama yapılıp yapılmadığı; kaçak katlar, doğal gaz tesisatı gibi unsurların taşıyıcı yapıya etkisinin incelenmesi gerektiği, depremden sağ kurtulanların tanıklıkları ile Harita Kadastro Genel Müdürlüğü’nden temin edilecek öncesi fotoğraflarla desteklenmesi gerektiği belirtildi.

Tebliğnamede, literatürde donatı çeliğinin su yalıtımı eksikliğinde 15 yıl içinde %90'a varan kesit kaybına uğrayabileceği bilinirken, bilirkişi raporlarının sadece inşaat mühendisliği alanındaki soyut değerlendirmelerine dayandırıldığı ifade edildi.

Bilirkişi Raporuna Sert Eleştiri

Dava dosyasının, multidisipliner bir heyete tevdi edilmesi talep edilen tebliğnamede, birçok teknik sorunun bilimsel açıdan yanıtlanması gerektiği vurgulandı. Kolon-kiriş birleşim detaylarının yeterliliği, kısa kolon etkisi yaratan uygulamalar, beton kesiti ve donatı oranlarının yönetmeliklere uygun olup olmadığı gibi kritik noktaların belirsizliğini koruduğu ifade edildi.

Sonuç olarak, eksik delillerle ve yetersiz bilirkişi raporları ile hareket edilerek sanıkların cezalandırılması hukuka aykırı görülmüştür. Bu bağlamda, sanıkların itirazlarının kabul edilerek hükmün bozulması talep edilmiştir.

reklam

YORUM YAP