

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2019 yılında Ordu-Giresun Havalimanı’nın VIP salonunda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun, o dönemin Ordu Valisi Seddar Yavuz’a hakaret ettiği gerekçesiyle yerel mahkeme tarafından verilen para cezasının hukuka uygun olduğunu belirtti.
Daire, İmamoğlu’nun avukatlarının “hakimin reddi talebinin kabul edilmemesi, tanıkların dinlenmemesi ve görüntü kayıtlarının yeterince tartışılmadığı” yönündeki itirazlarını kabul etmedi.
Gerekçede, sarf edilen ifadelerin “ağır eleştiri” sınırlarını aştığı ve bu nedenle İmamoğlu’nun söylediği sözlerin katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici nitelikte olduğu belirtildi. Hakaret suçunun unsurlarının oluştuğu kaydedildi.
Mahkeme, VIP uygulamasında İmamoğlu’na yönelik bir haksız hareketin var olmadığını ve bu nedenle TCK 129/1 kapsamındaki haksız fiile tepki indirim şartlarının sağlanmadığını açıkladı.
Gerekçede, “Halen yürürlükte bulunan Başbakanlık Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü’nün 23.06.2002 tarihli ve 2002/23 sayılı VIP salonlarından yararlanacak Türk Ricali belirleyen genelgesine göre sanığın VIP hizmetinden faydalanamayacağını bildiren katılandan kaynaklı bir haksız hareket bulunmadığı, bu nedenlerle 5237 sayılı Kanun’un 129. maddesinin uygulanabilmesi için gereken koşulların oluşmadığına dair Mahkemenin değerlendirmesinde bir hukuka aykırılık yoktur” denildi.
“Aleniyet Unsuru Gerçekleşmedi”
Aleniyet unsuru oluşturmadığı ifade edilen gerekçede, “5237 sayılı Kanun’un 125/4. maddesinde belirtilen ağırlaştırıcı neden olan aleniyetin meydana gelmesi için olay yerinde diğer kişilerin bulunması yeterli değildir. Hakaretin belirli sayıda insanlar tarafından görülme, duyulma ve algılanma olasılığının bulunması gerekir. Oysa, davaya konu olay Ordu-Giresun Havalimanı’nın yalnızca genelgede izin verilen kişiler tarafından kullanılabilen VIP salonunda gerçekleşmiştir, dolayısıyla aleniyet unsuru burada sağlanmamıştır” denildi.
Karar Onandı
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, temyiz nedenlerini reddederek İmamoğlu’na verilen para cezasını onadı. Dosya, gerekli işlemler için Ordu 4. Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilecektir.
Dairenin kararında “Sanığın davaya konu sözleri sarf ettiği yönünde tanık beyanları ve olay anına dair çeşitli ses ve görüntü içeriklerinin analizine dair tutanaklar doğrultusunda, bazı tanık beyanları ve sanık savunmasına itibar edilmeden sanığın atılı suçu işlediği sonucuna ulaşıldı. 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinde belirtilen ölçütler doğrultusunda sanık hakkında temel ceza tayin edilmesine ve takdiri indirimin uygulanmasına yönelik mahkemenin değerlendirmesi yerinde görülmekte, bu nedenle temyiz talepleri reddedilmelidir” ifadelerine yer verildi.
Karşı Oy Yazısında “İfade Özgürlüğü Daha Geniş Değerlendirilmeliydi” İfadesi
Karara muhalefet eden iki üye, karşı oy yazılarında siyasetçilerin ifade özgürlüğünün demokratik toplum açısından taşıdığı öneme vurgu yaptı. AİHM içtihatlarına atıfta bulunan üyeler, kamu görevlileri ve siyasi figürlere yönelik eleştiri sınırlarının daha geniş tutulması gerektiğini, bu sözlerin hakaret değil “ifade özgürlüğü kapsamında siyasi bir eleştiri” olduğunu savundu.
Üyeler, “Hakaret suçunun oluşmaması nedeniyle sanığın beraati yerine mahkumiyet ile sonuçlanan kararın bozulması gerekirken onanmasına yönelik çoğunluğun görüşüne karşıyız” dediler.


