

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 13 Şubat günü Boğaziçi Üniversitesi Erkek ve Kız Yurtları Açılış Töreni'ne katıldı.
Etkinlik anında, bir grup Erdoğan'ı üniversite önünde karanfillerle karşıladı.
Protesto etmek isteyen iki genç gözaltına alınırken, etkinlik nedeniyle Güney Kampüs'teki eğitimin çevrimiçi yapılması gerekti.
Geçen hafta Erdoğan'ın katıldığı açılış nedeniyle gerçekleştirilemeyen protesto bugün yapıldı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel de Boğaziçi akademisyenlerinin 1261. nöbetine destek vermek için ziyaret etti.
Özel, eylemde “Özerk, özgür, demokratik üniversite” yazılı bir pankart taşıdı.

Üniversite çıkışında konuşan CHP lideri, Erdoğan'ın ziyareti üzerine sık sık göndermelerde bulundu.
“TRAVMA HALİ VAR”
Genel Başkan olarak okula ikinci kez geldiğini ifade eden Özel, şunları söyledi:
– Ziyaretimde Boğaziçi'nin gözünde daha önce görmediğim bir şeyi bugünki ziyaretimde gördüm. Geçen hafta yaşananlardan dolayı bir kırgınlık, öfke ve travma hali mevcut. Evinize izinsiz girip eşyalarınıza dokunan birini hissettiğinizde ne hissederseniz, öğrenciler de onu hissediyor. Bir üniversiteyi ziyaret etmenin bir adabı vardır.
– Gelirsiniz, o üniversitedeki yaşamı olumsuz etkilemeden, öğrencilere suçlu muamelesi yapmadan saygı göstererek bir ziyaret gerçekleştirilir. Erdoğan burada bulundu. Ancak bir gün öncesinden trafiği kapattılar. Mahalle boşaltıldı. Öğrenciler ve öğretim görevlileri kampüse alınmadı ve dışarıdan gençlik kolları sokularak Erdoğan'a burada karanfil attırılmaya çalışıldı.
– Bugün öğrenciler bu duruma muazzam bir tepki verdi. Önceki eylemde üniversite öğrencisiymiş gibi gösterilen Ak Gençliğe “Hadi, Mavi Boğaziçi kartınızı gösterin” denildi fakat bir tane kart bile göremedik.

“NEDEN KORKUYOR ERDOĞAN?”
– Bugün burada nazikçe karşılayan, ağırlayan ve soru soran arkadaşlarımız, hatıra fotoğrafında yüzlerce öğrenci kartını kaldırarak poz verdiler. Geçmişin ve bugünün özeti budur. Eğer bir üniversiteye saygı gösterirseniz, üniversite de size saygı gösterir. Neden korkuyor Erdoğan? Eğer protesto edilecek şeyler yapmayaydın.
“ÖĞRENCİ KULÜPLERİNE SALDIRIYOR”
– 5 yıl önce buraya ilk olarak Melih Bulu'yu rektör olarak atadı. Bu üniversitede ders verme yeterliliği olmayan, akademik olarak uygun olmayan birisini kayyum olarak atadı. Bu duruma isyan edildi ve protestolar yapıldı. Daha sonra istifa etti.
– Günümüzde, kurallara uygun ders verebilen birisini bulmak zor himinin. Bu durum, üniversitenin geleneklerine ve kurumsallığına ciddi bir saldırıdır. Öğrenci kulüplerine ve bu özgün kimliği tehlikeye atan tüm hizmetlere karşı baskılar mevcut.
– Öğrenci kulüplerinin mekanlarına ve çalışmalarına yöneltilen saldırılar sürüyor. Küçük protesto konserlerine bile müdahale ediliyor. Eğer bir ülkenin türündeki kurumlar hedef alınıyorsa, o ülkeye düşmanlık ediliyordur.
“BELEDİYE ÇALIŞANLARINI ÜNİVERSİTEYE GETİRMİŞ”
– Erdoğan Boğaziçi'ne saldırarak dünya sıralamasında 60 sıra kadar geriye düşürecek yanlış adımlar attı. Bu durumu anlatmak için kara mizah ifadesini kullanmak yerinde olur. Fıkra gibi bir durum. Üsküdar Belediyesi'nden memurlar getiriliyor. 600 memur bu üniversitede ne katkı sağlayabilir ki?
“AK GENÇLİK'LE İŞGAL YAPIP…”
– 120'den fazla öğretim görevlisi, okulun kendi kurallarına uymadan buraya atandı. Ancak ülkenin Cumhurbaşkanı en önemli eğitim kurumu olan Boğaziçi Üniversitesi'ne kapıdan giremedi. Bütün öğrenciler ve akademisyenler dışarı atıldı.
– Ak Gençlik'le bir işgal gerçekleştirip orada açılış yapma çabası içindeydiler. Ancak biz, bu zorlamalara karşı organik bir karşı duruş sergiledik. Üniversite öğretim görevlilerinin düzenlediği eyleme destek verdik.
– Öğrenciler bizi davet etti. Soru sordular ve çeşitli konularda tartıştık. CHP'nin Yükseköğretim Kurulu'nu ortadan kaldıracağına dair bir açıklama yaptım ve bu olumlu bir tepki aldı.
– Medeni bir şekilde tartışabildik. Herkes CHP üyesi değil, farklı görüşlere sahip olan öğrenciler de var. Ancak medeni bir diyalog kurulabileceği önemli bir gerçek. Ne yazık ki, bu medeniyet anlayışına sahip biri ülkeyi yönetiyor.
– CHP'nin rektör seçimi yaparken, öğrenci ve öğretim görevlilerinin seçme hakkına sahip olacağı bir sistem oluşturmaktan bahsettik.


