

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Nebil Özgentürk'ün '1 Mart 2003 Direnişi' adlı belgeselinin gösteriminde açıklamalarda bulundu.
Belgeselin odaklandığı dönemde yaşanan olaylara dikkat çeken ana muhalefet lideri, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına dair yorumlarda bulundu ve zaman içerisinde tarafların pek değişmediğini vurguladı.
20 Mart 2003 tarihinde, ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin Irak'ta Saddam Hüseyin'in yönetimini devirmesi, Türkiye'de derin tartışmalara neden oldu.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) Irak'ta konuşlandırılmasını içeren tezkere, 25 Şubat 2003 tarihinde TBMM'ye sunulmuş ve 1 Mart'ta reddedilmişti.
Tezkere kabul edilseydi, 62 bin yabancı askeri personel ve 255 uçak ile 65 helikopterin Türkiye'ye konuşlandırılması söz konusu olabilecekti.
Bu duruma CHP, oldukça sert bir şekilde karşı çıktı. Oylama sırasında iktidar partisi AKP'den yaklaşık 100 milletvekilinin 'hayır' oyu kullanması neticesinde tezkere Meclis'ten geçmemişti.
Özgür Özel, belgeselin gösterim tarihinin manidar olduğunu belirterek ABD ve İsrail'in İran'a olan saldırılarını değerlendirdi.
“Bu sefer de bir başka Müslüman ülke, yine uçaklar, rejim değişikliği için belki (sanmıyorum ama) gerekirse göze alınabilecek kara harekatı… Güya İran'ın nükleer kapasitesini ortadan kaldıracaklar” şeklinde dikkat çeken bir açıklama yaptı ve sözlerine şunları ekledi:
– “Sonuç olarak bir ülkenin geleceğine ilişkin kararların o ülkenin halkı yerine ABD'nin, İsrail'in vermesine olanak sağlayan bir konumdayız.”
– “Şimdi yine aynı ABD, bu sefer Trump, yine masum çocuklar bombardımanla öldürülürken bugün Türkiye'de yine o gün Irak'ta yaşananlara 'evet' diyen Recep Tayyip Erdoğan iktidarda. 1 Mart tezkeresi o gün geçmiş olsaydı bugün doğuda birçok Amerikan üssü olacaktı. ABD'nin çıkarları neyi gerektiriyorsa istemeye, maalesef Sayın Erdoğan da onun isteklerini yerine getirmeye devam ediyor.”
– “ABD'de değişen bir şey yok. Adalet ve Kalkınma Partisi'nde değişen bir şey yok. Değişen, içinde 100 tane karşı çıkanın artık çıkamayacağı bir grup oluşturması, artık parlamentonun bunu başaramayacak bir hale dönüştürülmüş olmasıdır. O gün 'evet' diyenler, bugün de Trump'ın çılgın taleplerine 'evet' demektedirler.”


