reklam
reklam
DOLAR 44,5796 % -0.01
EURO 51,5360 % 0.08
STERLIN 59,0717 % 0.15
FRANG 55,8712 % 0.22
ALTIN 6.664,64 % -0,59
BITCOIN 69.903,03 3.332
reklam

Özgür Özel: AK Parti rahatsızlık yaratan tüm gazetecileri susturmaya çalışıyor

Yayınlanma Tarihi : Google News
Özgür Özel: AK Parti rahatsızlık yaratan tüm gazetecileri susturmaya çalışıyor
reklam

Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin (ÇGD) “2025 Yılı Başarılı Gazeteciler Ödülleri” bugün Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde düzenlenen törenle sahiplerini buldu.

Törene CHP Genel Başkanı Özgür Özel de katıldı. Özel’e Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol ile milletvekilleri; Aliye Timisi Ersever, Okan Konuralp, Utku Çakırözer, Rahmi Aşkın Türeli ve Ümit Özlale eşlik etti.

Özel, salona girerken ÇGD Başkanı Kıvanç El tarafından yakasına, “Gazetecilik suç değildir” yazılı rozet takıldı.

Törende 2025 Haber Ödülü’nü, Oksijen'in “Emeklilerin evi artık ucuz otel odaları” başlıklı haberi ile gazeteci Mine Şenocaklı ve fotomuhabirleri Abdullah Tepeli ile Efekan Akyüz’e veren Özel, ödülü takdiminin ardından şunları söyledi:

“Tüm baskılara, tüm zorluklara rağmen mesleğini sürdüren çok değerli gazetecileri saygıyla selamlıyorum. Bugün Türkiye’nin ‘2025 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 159’uncu sıraya gerilemiş olması, zaten bütün meseleyi baştan aşağıya özetliyor. Özellikle biraz önce dikkat çekildiği gibi, artık gazeteciliğin suç olmadığını bir slogan gibi sürekli söylemeye devam ediyoruz. Bu iktidarın 10 yıl kadar öncesinde yine gazeteciler içeriye atılıyordu.

O sırada ‘Onlar gazeteci oldukları için içeride değiller’ diye bir savunuları vardı. Bal gibi gazeteci oldukları için içeri atılıyorlardı. Ama başka suçlarla ilişkilendirip, zaten en kolay yolundan ‘terör, terör destekçiliği’, gibi şeyler söyleyip devam ediyorlardı. Ama artık bugün öyle bir savunuya bile ihtiyaç duymuyorlar.

Ben Pınar Gayıp hariç ki o benim büyük bir eksiğim olmuş, Bakırköy Kadın Cezaevi’nde herhalde, en kısa sürede kendisini de ziyaret edeceğim. Alican Uludağ’ı, İsmail Arı’yı, Merdan Yanardağ’ı cezaevinde ziyaret ettim. Çok sayıda gazeteci arkadaşımızı geçmişte cezaevlerinde ziyaret ettik. Biraz önce ödül alan Furkan Karabay, yedi ay tutuklu kaldı.

Fatih Altaylı, altı ay Silivri’de tutuklu kaldı. Suat Toktaş’ı 34 günlük hapisliğinde yine ziyaret ettim. Enver Aysever’i ziyaret ettim, 91 gün Silivri’de tutuklu kaldı. İsmail Saymaz iki ay evinde hapis kaldı. Bu, son bir yıl içinde yaşadıklarımız.

“AK PARTİ YARGI KOLLARI, AK PARTİ ALEYHİNDE RAHATSIZLIK YARATAN TÜM GAZETECİLERİ SUSTURMAYA ÇALIŞIYOR”

17 gazeteci arkadaşın halen daha cezaevlerinde tutuklu olduğunu altını çizmek boynumuzun borcu. Maalesef burada şunu düşünmek, konuşmak durumundayız: Yargı, basın özgürlüğü üzerinde de bir siyasi sopaya dönüşmüş durumda. Dezenformasyonla mücadele düzenlemesi çıkarken gazetecilik meslek örgütleri, basın emek örgütleri itiraz ettiler, bizler itiraz ettik, bütün muhalefet partileri buna itiraz ettiler.

Oradaki itirazları, ‘Bunun haberle haberciyle ilgisi yok.’ Cumhur İttifakı’nın sözcüleri tutanak altında söyledi bunları: ‘Hiçbir gazeteci buradan sorgulanmayacak ve yargılanmayacak’ dediler. Üç buçuk yılda, 70 gazeteciye bu yasaya dayandırarak soruşturma açtılar, 15’ini gözaltına aldılar, dört gazeteci tamamen bu ithamla tutuklu bulunuyor.

Bir özeleştiri yapmak veya o gün tutanak altında verdikleri teminatların gereğini yapıp yasayla ilgili hızla bir düzenleme yapmak ya da yasayı tamamen ortadan kaldırmak gibi bir erdemi göstermek yerine, sessizce takip ediyorlar ve yasanın yarattığı olanakla AK Parti yargı kolları, AK Parti aleyhinde rahatsızlık yaratan tüm gazetecileri susturmaya çalışıyor.

“REJİM, GAZETECİLERLE UĞRAŞTIĞI GİBİ SİYASİ RAKİPLERİNE DE YARGI SOPASINI KULLANIYOR”

Partimize yönelik saldırıları burada dile getirecek değilim ama hep birlikte siyasetin nasıl yargı eliyle dizayn edilmeye çalışıldığını görüyoruz. Bir yandan ödül alan haberler içinde vardı ki bütün ödül alanları kutluyorum ki bu kadar iyi bir ödül seçkisi için de seçicileri kutluyorum.

ÇGD, yine rahmetli Ekmekçi’nin döneminden beri ortaya koyduğu çok önemli bir işi burada bir kez daha yerine getirmiş durumda. Bir yandan rejim, gazetecilerle uğraştığı gibi siyasi rakiplerine de yargı sopasını kullanıyor. Hatırlatmak durumundayım, DEM Parti’nin önceki Eş Genel Başkanları mesela şu anda hapiste. Zafer Partisi’nin Genel Başkanı Silivri’de kaldı, çıktı.

Hatay’ın seçilmiş Milletvekili Can Atalay hapiste. 19 Mart darbesiyle cumhurbaşkanı adayımız ve belediye başkanlarımız bir yıldan fazladır hapiste. Sendikacılar ve çevreciler hapiste. Bu hapiste olanların hepsinin ortak özelliği AK Parti’nin şimdi Adalet Bakanlığı ile ödüllendirilmiş yargı kolları başkanının elinin değdiği davalar bunların hepsi.

Ya doğrudan içeri atmış ya onun başsavcılığı döneminde olmuş ya da Anayasa Mahkemesi (AYM) kararının uygulanmasına o direnmiş. Şu anda da adaletin başında ve adalet dağıtmak üzere güya burada bir görev üstlenmiş durumda. İşin en kötüsü de kötü yargılamalar yapanların terfi almaması, uyarılması ya da artık birinci sınıftan, hakimlikten gitmeleri gibi durumlarda görev alan HSK’nın başına da kendisi gelmiş durumda. Adalet Bakanı olarak HSK’ya da başkanlık yapıyor. Bu da korkunç bir durum.

“103 EYLEMDE EMEKLİLERE SÖYLEDİKLERİMİN TOPLAMINDAN DAHA ETKİLİ BİR HABER”

Bugün, Hayatını Kaybeden Gazeteciler Günü. Musa Anter, Abdi İpekçi, Uğur Mumcu, Metin Göktepe, Hrant Dink ve adını sayamadığım bütün gazetecileri rahmetle ve minnetle anıyorum. Bir kez daha ailelerinin ve basın camiasının acısını paylaşıyorum. Genel Başkan olduğum günden dört-beş ay sonra, bir yerel yönetim seçimi sathı mahallindeydik.

O yerel yönetime yönelik 105 tane miting yaptım. O 105 mitingin 105’inde hep emeklilerden ve onların yaşam zorluklarından bahsettim ki siyasetçi olarak bunu hemen okursunuz ve üzerinde durmanız gerektiğini hissedersiniz. 105 mitingde emeklilerle konuştum ve emeklilere ellerini kaldırttım, bir şeyler söyledim. 19 Mart darbesinden sonra, yedisi Saraçhane’deki miting hariç bugüne kadar 103 eylem yaptık.

O yedisini çıkarıp 96 eylemde Maltepe’den itibaren hep yine en çok emekliler tepkiliydi. Ben o 96 eylemde de hep emeklilerle konuştum, konuşmaya da devam ediyorum. Ana muhalefet lideri olarak partisi adına söz kuran ve seçim meydanlarında da protesto alanlarında, eylemlerinde de en yoğun ve en tepkili kesimin emekliler olduğunu gören birisi olarak ben kim bilir kaç saat bu konuyu konuştum, her grup toplantısında konuştum.

Ama Sayın Şenocaklı’nın, Abdullah Tepeli ve Efekan Akyüz‘ün Türkiye’ye gösterdiği bu somut haber kadar etkili bir söz kurduğumu, hatta toplamının etkili olduğunu iddia edemem. Buradaki bütün ödül alan haberler gerçekten bir gazetecilik faaliyetini de aşan ve çok önemli bir toplumsal sorumluluğu yerine getiren, konuşulmayanı konuşturan, duyulmayanı duyuran, görünmeyeni gösterirken hepimizin vicdanına dokunan bu inanılmaz ve etkisi de çok büyük olmuş haber için kendilerini ve bütün ödül alanları kutluyorum.

“BU ÜLKEDE İKTİDAR DEĞİŞECEK VE HER ŞEY DEĞİŞECEK”

Ümit ediyorum, bu salonun gitgide kalabalıklaşıyor olması, bu dayanışmanın sonuç almasının yaklaşıyor olmasını da müjdeliyordur. Bundan sonra gazetecilerin öldürülmediği, gazetecilerin hapsedilmediği, gazetecilerin acı çekmediği ve maalesef emeklerinin bu kadar yoğun sömürülmediği bir Türkiye’ye ihtiyaç var.

Bugün sabah Tuncer Başkan ile karşılıklı partilerimizin hemen en iyimser birer figürü olarak birbirimizle sohbet ettik ve gülüştük. Burada bir arkadaşımız ‘Söylüyor, söylüyoruz ama bir şey değişmiyor’ demişti. Ümit ediyoruz ki bir şey değişecek ve her şey değişecek. Bu ülkede iktidar değişecek, ondan sonra her şey değişecek.”

Özel konuşmasının ardından salon dışında bulunan alanda, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ile birlikte tutuklu gazeteciler için dayanışma kartı imzaladı. Özel karta, gazeteci Alican Uludağ için “Sevgili Alican, özgürlükte görüşeceğiz. Seni çok seviyoruz” yazdı.

reklam

YORUM YAP