

CHP Genel Merkezi'nde gerçekleştirilen Belediye Başkanları Buluşması'nda CHP lideri Özgür Özel konuşma yaptı. Özel, konuşmasında hukuki mücadeleyi keskinleştireceklerini belirtirken, hukukçu heyetiyle yeni bir süreç başlattıklarını da ifade etti.
Özel, 'haksız tutuklama kararları ve itibar suikastlerini' hukukçuların kaydedeceğini, şu anda savcılığa gittiklerinde 'kovuşturmaya yer yok' kararıyla karşılaştıklarını, bu nedenle seçimden sonra dava açacaklarını belirtti.
Sine-i millet tartışmalarına net yanıt veren Özel, “İşimize odaklıyız, görevimizin başındayız, milletin elimize verdiği bayrağı tutuyoruz, asla bırakmayız” dedi. Ayrıca Özel, partisinin stres ve direnç testine tabi tutulduğunu ifade etti.
Özel şunları söyledi:
“2 yıl önceydi, birkaç ay önce Cumhuriyet tarihinin en önem atfedilen seçiminden mağlubiyetle çıkmıştık. Seçmenimiz sandığa küsme noktasına gelmiş, yerel seçimlerde oy kullanmayacağını söyleyenler yüzde 70'lere ulaşmıştı.
O günlerde CHP'liler olarak zor günler partisi olduğumuzu, düştüğümüz yerden kalkmayı ve bu toprakları kendi kaderiyle baş başa bırakmak yerine yeniden bir tarih yazmayı milletimize gösterdik. Yeni bir yönetim oluştu ama geçmişe vefa duyan, kötü duysa da kötü söylemeyen ama dost olmayanın ağzına laf vermek yerine sessiz kalmayı bilen yönetim anlayışıyla yola çıktık.
'BEKLENTİLERE CEVAP VERECEK ADAYLARI BELİRLEMEYE GAYRET ETTİK'
Çıktığımız yolda kadınlara, gençlere, bilime güvenmeyi, vatandaşın önüne sunacağımız adayın onun gönlünde temsil eden insanlar olmasını çok önemsedik. Millete sorarak, anketler yaparak, mülakatlarla kentleri anlamaya, beklentilerine cevap verecek adayları belirlemeye gayret ettik.
105 miting yaptık, dolunun, rüzgarın altında. Ama otobüsün üstünde her birinizle tarihin başka bir sayfasını yazdık. Samimi bir gayreti karşılıklı gösterdik. Yerelde siz, Ankara'dan biz.
Sandıklar açılırken sandık görevlilerine 'birazdan Türkiye'nin dört bir yanından çok güzel haberler alacaksınız kutlamalara katılıp ıslak imzalı tutanağın ucunu bırakmayın' dedik. Biz bu kürsüye o gece çıktığımızda 'TRT'ye bir sürprizimiz var 47 yıl sonra CHP Türkiye'nin birinci partisi derken öte yandan davul çalmayın' dedik.

'OY VERMEYENİ PİŞMAN ETTİK'
Toplumun yüzde 65'ine sahip olduğumuz bir noktada asla kibre kapılmadan, çalışarak Türkiye'yi nasıl yöneteceğimizi yerelden göstereceğimizi sizlere anlattık. Sizinle birlikte bir büyük yürüyüşü, vatandaşın sorununu gören, sesini duyan bir belediyecilik anlayışını bütün Türkiye'ye, oy verene gösterdik. Oy vereni değil oy vermeyeni pişman ettik. O yürüyüş bir yıl sonra meyvelerini verdi. Ben de merak ettim Tayyip Bey de.
Memnuniyet anketleri yapıldı; biz yüzde 59 ölçtük memnuniyeti, AK Parti de CHP'li belediyelerden halkın memnuniyetini yüzde 61 ölçtü. Bu memnuniyetin ardından maalesef kadın kollarından, gençlik kollarından ümidi kalmamış Erdoğan partisine yargı kolları başkanları kurdu ve CHP'li belediyelerin üzerine gitmeye karar verdi.
Sayın Ekrem İmamoğlu'nun da özgürlüğünü elinden alarak, İstanbul'da yıllardır adam kayıran belediyeciliğine karşı geldiği görevden cezaevlerine kondular. Sadece onlar değil, 'silkeleyin diyerek', CHP'li belediyelerin oluşan memnuniyetten geri düşürülmesi suretiyle CHP'nin yerelden başlayan iktidar yürüyüşünün önünün kesilmedi. Bütün hesap bunun üzerine kurulu. 22 tane arkadaşımız yanımızda değil. Yusuf'un mektebinde terbiye oluyorlar.

'SALDIRI CHP'YE DEĞİLDİR'
AK Parti'li, MHP'li seçmenlere şunu hatırlatmak isterim; ne diyorlardı CHP gelirse sosyal yardım alamazsınız diyorlardı. Soruyorum, geçmişte AK Parti'li MHP'li belediyeden alıp da bugün alamayan bir kişi var mı? Yok. Eskiden bir alınıyorsa 5 kat sosyal yardım veriyor CHP'li belediye başkanları. CHP'li belediyelere saldırılıyor ya, o saldırılanlar CHP'li belediye başkanları değildir. CHP de değildir. Saldıranlar, kreşteki yoksul çocuklara, kent lokantalarına, anne karta, kırtasiye desteklerine saldırılmaktadır. Mansur Yavaş'ın kapattığı veresiye borçlanma durumundadır.
Biz ne kendimizi ne partimizi savunuyoruz. Biz milletimizin hakkını hukukunu savunuyoruz. Bizimle yarışmak yerine Esenyurt'a saldıranlar, ardından Beşiktaş'a, Beykoz'a saldıranlar Onursal Başkan'ın evine gittiler.
Ben dün böyle bir toplantı yapmadan önce Onursal Başkan'ı, Mustafa Bozbey Başkanı ziyaret ettim. Onursal Başkan aile ziyaretinden geliyordu. Onursal Adıgüzel'i tutukluluğuna sevk ederken suç işlememe suçundan tutuklamaya sevk ettiler. Diyorlar ki; 'savcı şüpheleniyor ama bir şey bulamadı.'
'Hiçbir suçun yok ama kesin işledin' diyeni de bu tutuklamayı yapanı da yeri gelecek Onursal ve Algı'nın gözyaşları boğacak.

'UCUZ BİR ALGI YÖNETİMİ'
Halfeti Belediyesi'ne operasyon… İçişleri Bakanı çıktı, dedi ya 'biz 677 AK Parti'li belediye için izin verdik, 371 de CHP'ye.' Millet kendi kendine sordu ya 'koluna polis giren AK Parti'li var mı, yok.' O bir taneyi dün sabah yapmışlar ama mevcut belediye başkanına değil. Halfeti Belediye Başkanı kayyumdu zaten. Kayyumken usulsüzlük yapmış, AK Parti aday göstermiş belediyeyi de kaybetmiş. Bütün basına bilgi notu geçtiler, AK Parti'li belediye başkanına şafak operasyonu. Ne bu dönemde görevi var, ne belediyeye baskın var. Ama oradan bu kadar ucuz bir algı yönetimine tenezzül edecek kadar gözü dönmüşlük var.
Dün Mustafa Bozbey gözümün içine baka baka söyledi: 'Ya AK Parti'ye katıl, ya hapse atılacaksın' defalarca anlattı. Bir tanesi topukladı, Aydın'da sokağa çıkamıyor. Öbürü Bursa'da cezaevinde. İçeride konuşuyoruz, dışarıdaki sesten birbirimizi duyamıyoruz.
'HUKUKÇULAR YAZIP SANDIĞA ATACAK'
Yerel yönetimlerden önerileri, talepleri alınıp MYK'da çalışılacak. Çok daha keskin bir hukuki mücadele verilecek. Bunun yanında bir yeni büyük hukukçu heyetiyle yepyeni bir iş yapıyoruz. Bunu hukuk tanımayanlara, kanun tanımayanlara, vicdanı olmayanlara müjdelerim.

Bir sandık olacak, hukukçular yazıp yazıp sandığa atacaklar.
Kuvvetli hukukçu heyeti yazıp sandığa atacak sandık en geç 2028'in Haziran'ında açılacak. Ne zaman seçim sandığı açılacak, haksız tutuklama edilen savcıların, iki bayramı içeride geçirtenlerin, o tutuklama isteyen savcıya, o çocukları hedef gösteren trollere, o günden bugüne partimiz hakkında yalandan tweetleri atanlara, hepinize müjde ederim ki önce seçim sandığı açılacak, sonra sizin çeyiz sandığınız açılacak.
Verilecek onlar savcılıklara. Maksimum iki yıl kaldı, zamanaşımı olmaz. Normal vatandaş korkmasın, ne devri sabık yaratırız ne kin güderiz. Ama bu haysiyet cellatlarını unutursak şerefsiziz.
Tüm havuz medyasını Silivri'ye davet ediyorum. İlk gün kuyruğu kıstırıp gidenler, gördüler içerideki meselenin yaratılan algının yüzde 1'i bile olmadığını. İBB koca bir kamu kurumu. Kamu zararı yaratıldığı söyleniyordu. Denetimler bitirildi, böyle dönemde yalan bir beyana imza atacak babayiğit var mı? Kamu zararı çıkacak da 'yok' diyecek.

İşimize odaklıyız, görevimizin başındayız, milletin elimize verdiği bayrağı tutuyoruz, asla bırakmayız. Bayrağı bırakırsak millet bir daha o bayrağı bize emanet etmez. En zor dönemde verdi.
Sistemin tamamı, devletin bütün yerleşik gelenekler, milletin ta kendisi partimizi bir stres testine tabi tutmaktadır. 'Görev sırası yeniden sizde görelim sizi.' Biz o bayrağı taşıyacak güçteyiz. Asla ve asla zora teslim olmayız, kötülükte geri adım atmayız. Milletin verdiği görevi nasıl alnımızın akıyla yapıyorsak en geç iki yıl sonra bu salondaki herkes ya daha önemli görevde ya da iktidar partisinin belediye başkanı olacak.”


