reklam
reklam
DOLAR 44,3329 % 0.07
EURO 51,0213 % -0.56
STERLIN 58,9084 % -0.37
FRANG 55,9215 % -0.58
ALTIN 6.078,46 % -5,12
BITCOIN 68.453,26 -0.248
reklam

Bilim İnsanları Yüksek Tansiyonun Beyindeki Kaynağını Ortaya Çıkardı

Yayınlanma Tarihi : Google News
Bilim İnsanları Yüksek Tansiyonun Beyindeki Kaynağını Ortaya Çıkardı
reklam

Bilim insanları, yüksek tansiyonun oluşumunda önemli rol oynayabilecek yeni bir beyin bölgesi tespit etti. Beyin sapında bulunan ve “lateral parafasiyal bölge” olarak adlandırılan bu yapı, solunum ve kalp ritmi gibi otomatik vücut fonksiyonlarını kontrol eden en eski beyin bölümlerinden birinde yer alıyor.

Araştırmanın baş yazarı, Auckland Üniversitesi Waipapa Taumata Rau bünyesindeki Manaaki Manawa Kalp Araştırma Merkezi Direktörü Prof. Julian Paton, bu bölgenin özellikle zorlayıcı nefes verme süreçlerinde aktif hale geldiğini belirtti. Paton, “Gülme, egzersiz ya da öksürük sırasında gerçekleşen güçlü nefes vermeler bu bölge tarafından yönetiliyor” dedi.

Bu tür nefes verme hareketlerinin karın kaslarının güçlü kasılmasıyla gerçekleştiğini ifade eden Paton, normal nefes vermede ise bu kasların devreye girmediğini, sürecin akciğerlerin elastik yapısıyla gerçekleştiğini vurguladı.

SOLUNUM VE KAN BASINCI ARASINDAKİ BAĞLANTI

Araştırma ekibi, söz konusu beyin bölgesinin aynı zamanda kan damarlarını daraltan sinirlerle bağlantılı olduğunu ve bunun da kan basıncını artırdığını ortaya koydu.

Paton, “Yüksek tansiyona neden olan yeni bir beyin bölgesi keşfettik. Evet, hipertansiyondan beyin sorumlu olabilir” ifadelerini kullandı. Araştırmada, bu bölgenin aktif olduğu durumlarda tansiyonun yükseldiği, bölge devre dışı bırakıldığında ise kan basıncının normale döndüğü gözlemlendi.

Elde edilen bulgular, özellikle karın kaslarının yoğun kullanıldığı solunum biçimlerinin yüksek tansiyona katkıda bulunabileceğini gösteriyor. Bu nedenle hipertansiyon hastalarında bu tür solunum alışkanlıklarının tespit edilmesi, daha hedefe yönelik tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine yardımcı olabilir.

Çalışma, bilimsel dergi Circulation Research’te yayımlandı.

YENİ TEDAVİ YAKLAŞIMLARI GÜNDEMDE

Araştırmacılar, söz konusu beyin bölgesinin tedavi edilip edilemeyeceğini de değerlendirdi. Ancak doğrudan beyne etki eden ilaçların tüm beyni etkilediği ve hedeflenen bölgeye özgü müdahalenin zor olduğu belirtildi.

Bu noktada önemli bir bulguya daha ulaşıldı. Araştırma, bu beyin bölgesinin aslında beyin dışından gelen sinyallerle aktive edildiğini ortaya koydu. Bu sinyallerin, boyunda karotis atardamarı yakınında bulunan ve kandaki oksijen seviyesini izleyen “karotis cisimciklerinden” kaynaklandığı belirlendi.

Karotis cisimciklerinin ilaçla hedeflenebilir olması, yeni bir tedavi yaklaşımı için umut verici bir seçenek olarak öne çıkıyor. Araştırma ekibi, bu yapının aktivitesini baskılayarak beyin bölgesini dolaylı yoldan etkisiz hale getirmeyi amaçlayan yeni bir ilaç üzerinde çalışıyor.

Bu yaklaşımın özellikle uyku apnesi hastalarında etkili olabileceği belirtiliyor. Uyku sırasında solunumun durduğu bu hastalıkta karotis cisimciklerinin aktivitesi artıyor ve bu durum yüksek tansiyonu tetikleyebiliyor.

reklam

YORUM YAP