

Vücuttaki biyolojik saat düzeninin bozulmasının demans riskini artırabileceği belirlendi. Amerikan Nöroloji Akademisi’nin 'Neurology' isimli tıp dergisinde 29 Aralık 2025 tarihinde yayımlanan bir çalışmaya göre, düzensiz ve zayıf sirkadiyen ritme sahip bireylerin ilerleyen yıllarda demans geliştirme olasılığı önemli ölçüde artıyor.
Araştırma kapsamında 2000’den fazla yaşlı katılımcı, yaklaşık 12 gün boyunca taşınabilir monitörler kullandı. Bu cihazlar sayesinde katılımcıların dinlenme ve faaliyet düzenleri detaylı bir şekilde incelendi. Katılımcılar, üç yıl süresince takip edildi ve bu süreçte 176 kişiye demans tanısı konuldu.
Sirkadiyen Ritmin Önemi
Sirkadiyen ritim, vücudun 24 saatlik uyku-uyanıklık döngüsünü yöneten biyolojik zamanlama sistemi olarak tanımlanıyor. Hormon salınımı, sindirim ve vücut sıcaklığı gibi temel işlevler bu iç saat tarafından düzenleniyor. Beyin tarafından kontrol edilen bu sistem, özellikle çevresel faktörlere, örneğin ışık gibi, duyarlıdır.
Güçlü sirkadiyen ritme sahip bireylerin uyku ve aktivite düzeni daha istikrarlıyken, zayıf ritimlere sahip bireyler vücutlarının günlük değişimlere karşı daha hassas hale geldiği gözlemleniyor.
Yaşlanma ve Demans Arasındaki Bağlantı
Çalışma yazarlarından Wendy Wang, yaşlanma sürecinin sirkadiyen ritimlerde değişikliklere neden olduğunu ve bu bozulmaların demans gibi nörodejeneratif hastalıklar için risk faktörü oluşturabileceğini açıkladı. Wang, zayıf ve parçalı ritimlere sahip bireylerin yanı sıra, gün içinde aktivite düzeyi akşam saatlerinde zirve yapan kişilerin de demans riski ile karşı karşıya olduğunu vurguladı.
Araştırma Süreci
Çalışma, başlangıçta demans tanısı bulunmayan ve ortalama yaşı 79 olan 2183 yetişkin üzerinde gerçekleştirildi. Katılımcıların %24’ü siyah, %76’sı beyaz bireylerden oluşuyordu.
Katılımcılar, göğüslerine takılan küçük kalp monitörlerini ortalama 12 gün boyunca taşıdı. Elde edilen verilerle sirkadiyen ritmin gücü ve düzenliliği analiz edildi. En güçlü ritme sahip grup içerisinde 728 kişiden 31’inde demans tanısı konulurken, en zayıf ritme sahip grupta bu sayı 727 kişide 106 olarak kaydedildi.
En zayıf ritme sahip bireylerin demans riskinin yaklaşık 2.5 kat daha fazla olduğu hesaplandı. Ritmin gücünde her bir standart sapma düşüşünün demans riskini %54 oranında artırdığı belirlendi.
Aktivitenin Zamanlaması
Araştırma, günlük aktivitenin zirve yaptığı saatleri de değerlendirdi. Aktivite düzeyinin öğleden sonra saat 14:15'te ve sonrasında zirve yaptığı bireylerde demans riski, daha erken saatlerde zirve yapan kişilere göre %45 daha yüksek tespit edildi. Erken zirve grubundaki demans görülme oranı %7 iken, geç zirve grubunda bu oran %10 olarak kaydedildi.
Uzmanlar, geç zirve yapan aktivite düzeyinin biyolojik saat ile çevresel ışık-karanlık döngüsü arasındaki uyumsuzluğu gösterebileceğini belirtiyor.
Mekanizmalar ve Gelecek Araştırmalar
Wang, sirkadiyen ritim bozukluklarının iltihaplanmayı artırabileceğini, uyku düzenini etkileyebileceğini ve demansla ilişkili amiloid plaklarının beyinde birikmesine yol açabileceğini ifade etti. Ayrıca, bu bozulmaların amiloidin beyinden temizlenmesini zorlaştırabileceği değerlendirmesi yapıldı.
Araştırmacılar, ışık terapisi ve yaşam tarzı değişiklikleri gibi sirkadiyen ritmi hedefleyen müdahalelerin demans riskini azaltıp azaltamayacağının incelenmesi gerektiğini vurguladı.
Çalışmanın sınırlamaları arasında uyku apnesi gibi uyku bozukluklarıyla ilgili verilerin değerlendirmeye dahil edilmemesi yer aldı. Bu durumun sonuçlar üzerinde etkili olabileceği bildirildi.


