

NİSANUR YILDIRIM / NEFES
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM Genel Kurulu'nda milletvekillerinin sorularını yanıtlarken adeta masal anlattı. Yılmaz, “vatandaşlık maaşı” uygulamasının gelecek yıl başlayacağını ifade etti. Ayrıca sosyal yardımlarda reforma gidileceğini, işsizlik sigortasının işsize para vermek için olmadığını, hastanelerdeki randevu sorununu vatandaşların doktor beğenmemesinin neden olduğunu ve deprem bölgesindeki konut sözlerinin tutulduğunu savundu.

Yılmaz, 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin tümü üzerinde milletvekillerinin soru ve eleştirilerini yanıtlarken, Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi (GETAD) olarak bilinen “vatandaşlık maaşı” uygulamasının gelecek yıl başlayacağını duyurdu. Uygulamayı 2027 yılında tüm ülkeye yaymayı planladıklarını belirten Yılmaz, “Bu yeni destek modelimiz özü itibarıyla bir eşik gelirin altında kalan aileleri destekleyici bir model olacak ama istihdam piyasalarından caydırıcı nitelikte de olmayacak. Sosyal yardım alanında yapısal bir reformu da hayata geçirmiş olacağız” dedi.
İktidar bu uygulamayı “vatandaşlık maaşı” olarak sunsa da iktisatçılar ve uzmanlar bu durumu eleştiriyor. NEFES’e konuşan Çalışma Ekonomisi Uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik, medyada “vatandaşlık geliri” tartışmasının yanlış yansıtıldığını ifade etti. Çelik, şöyle konuştu:

KAYNAK AYRILMADI
“İktidar, mevcut sosyal yardımların yeniden yapılandırılmasına dayalı bir asgari gelir desteği öneriyor. Asgari gelir desteği doğru bir uygulama fakat AKP buna ne kaynak ayırdı ne de bunun uygulanması konusunda objektif kriterleri var. Bu uygulamayı propagandif görüyorum. 2026 bütçesinde böyle bir kaynak yok. Bunun gelir testine bağlı olarak yapılması da doğru değil. Şu andaki sosyal yardım bütçesiyle bunun yapılabilmesi mümkün değil. Sosyal yardımları makyajlayacaklar.”
Öte yandan, Yılmaz, bugüne kadar 450 bin konut kampanyasını açıkladıklarını ve bu konutları vatandaşlara teslim ettiklerini belirtti. Ancak hâlâ 200 bin konut teslim edilmiş değil.
RANDEVU İÇİN AYLARCA BEKLİYORLAR
Hastanelerdeki randevu sorununa da değinen Bakan Cevdet Yılmaz, “Randevu bekleyen 4 hastamızdan 1’i, belirli bir hekim veya sağlık tesisine yönelik kendi özel tercihi nedeniyle beklemeyi bilhassa kendisi seçmekte. Yani sistemin atadığı hastaneyi veya hekimi beğenmediği için beklemeyi tercih ediyor” dedi. Yılmaz’ın bu sözleri de Türkiye’deki devlet hastanelerinde randevu sorununun görmezden gelindiğini ortaya koydu. Vatandaşlar MR çektirmek için en az 6 ay beklerken, devlette muayene süreleri 5-10 dakika ile kısıtlı.

İŞSİZLER MAAŞSIZ KALIYOR
İşsizlik Sigortası Fonu’ndan yapılan harcamaların yüzde 61’inin doğrudan işgücüne ve işsizlere yönelik harcamalara, yüzde 35.8’inin istihdamı korumaya ve arttırmaya, diğer kalan yüzde 3 civarında bir miktarın da kurumsal faaliyetler ve harcamalar için kullanıldığını aktaran Yılmaz, “İşsizlik Sigortası Fonu’nun tek amacı millet işsiz kalsın da para vereyim değil” dedi. Yılmaz, bu sözüyle fonun işsizlerden çok patronlara çalıştığını ortaya koydu. İşsizlik ödeneğine Ocak-Ekim 2025 döneminde 1 milyon 490 bin 32 başvursa da bu vatandaşlardan 718 bin 800’ü ödeneği almaya hak kazanabildi.

TÜRKLER ETİ ÇOK PAHALI YİYOR
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, et fiyatlarına ilişkin Avrupa kıyaslamalarının doğru olmadığını belirterek kuşbaşı etin kilosunun Fransa’da 16.5 Euro, Almanya’da 15.98 Euro, Polonya’da 15.91 Euro, Türkiye’de ise 13.13 Euro olduğunu ileri sürdü. Ancak Avrupa Birliği Komisyonu haftalık karkas fiyatları üzerinden yapılan karşılaştırmalar, durumun tam tersini ortaya koyuyor. Verilere göre; Avrupa Birliği ortalaması 1 kilogram et fiyatı 7.09 Euro seviyesinde. Yılmaz'ın saydığı ülkelere bakıldığında ise Almanya’da 7.21 Euro, Fransa’da 7.18 Euro, Polonya’da 7.28 Euro olduğu görüldü. Türkiye’de ise etin kilosu 15.08 Euro’ya karşılık geliyor. Bu da Türkiye’de et fiyatlarının AB ortalamasının iki katından daha yüksek olduğunu gösteriyor.
ALTIN HESABI DEĞİL, AÇLIK HESABI YAPIYORUZ
Bakan Cevdet Yılmaz, altın ile satın alma gücü hesabının teknik olarak tutarlılığının olmadığını belirterek, “Eğer altınla hesaplayacaksak tüm dünyadaki satın alma gücü düştü. Sadece Türkiye değil ki Amerika’nın da düştü. Avrupa’nın da düştü. Böyle bir hesap olmaz” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, ayrıca 2025 yılının ikinci yarısında, 2002 yılının ikinci yarısına kıyasla asgari ücretin reel olarak yüzde 207 oranında artış sağladığını anlattı. Yılmaz asgari ücretin reel olarak arttığını iddia etse de Türkiye’de son yıllardaki alım gücü sert şekilde düştü. Asgari ücretli yıl başından bugüne 6 bin 574 TL'sini enflasyon karşısında kaybetti. Asgari ücrete yüzde 20-25 zammın konuşulduğu bugünlerde açlık sınırı 29 bin 828 TL.



DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN