reklam
reklam
DOLAR 43,8565 % 0.04
EURO 51,7492 % 0.01
STERLIN 59,2373 % 0.04
FRANG 56,6109 % -0.03
ALTIN 7.339,92 % -0,55
BITCOIN 64.791,14 -2.362
reklam

Estetik Operasyonlar Arttı, Düzeltme Ameliyatları Patladı

Yayınlanma Tarihi : Google News
Estetik Operasyonlar Arttı, Düzeltme Ameliyatları Patladı
reklam

Pandemi döneminin ardından estetik cerrahi alanında yaşanan büyük artış, revizyon ameliyatlarını estetik dünyasında en hızlı büyüyen segmentlerden biri haline getirdi. American Society of Plastic Surgeons verilerine göre, estetik cerrahi işlemleri 2019 ile 2022 arasında yüzde 19 oranında artış gösterdi ve 2024 yılında yaklaşık 1,6 milyon Amerikalı kozmetik cerrahi operasyon geçirdi.

Bu işlemlerden bazıları beklentileri karşılayamadığında veya zamanla estetik ve fonksiyonel sorunlar doğurduğunda, hastalar çözüm için revizyon cerrahlarına başvurmakta. New York ve New Jersey'de muayenehaneleri bulunan Dr. Anthony Berlet, bu alanda öne çıkan uzmanlardan biri.

“Redo ameliyatları yapan biri olarak tanınıyorum” diyen Berlet, son altı ayda gerçekleştirdiği 176 ameliyatın yüzde 43’ünün daha önce estetik operasyon geçirmiş ve düzeltme talep eden hastalardan oluştuğunu belirtiyor.

Göz Kapağı Ameliyatları Baş Çekiyor

Göz kapağı estetiği, Berlet’in en sık yaptğı ve en çok revizyon talebi aldığı işlemler arasında yer almakta. Son altı ayda gerçekleştirdiği revizyon ameliyatlarının yüzde 30’u göz kapağı düzeltmelerinden oluştu.

Business Insider'a verdiği demeçte, özellikle 40 ila 70 yaş aralığındaki hastalarda, daha önce iyi yapılmış ameliyatların bile zamanla estetik etkisini kaybedebildiğini belirtiyor. Göz kapağı ameliyatlarının genellikle 10 ila 15 yıl dayanıklı olduğunu, sonrasında ise sarkma, torbalanma ve kapak düşüklüğü gibi sorunların ortaya çıkabileceğini ifade ediyor.

Eski Burun Estetikleri Yeniden Ele Alınıyor

Revizyon taleplerinin yaklaşık yüzde 20’si burun estetiği ameliyatlarından oluşmakta. Berlet’e göre, uzun yıllar önce yapılan burun ameliyatları, hem estetik hem de nefes alma fonksiyonları açısından sorunlar doğurabiliyor.

Eski tekniklerde burnun orta yapısının yeterince desteklenmemesi, burunda sıkışık bir görünüm ve solunum problemleri yaratıyor. Günümüzde ise kıkırdak greftleri kullanılarak burun yapısı daha sağlam ve fonksiyonel bir hale getiriliyor. Bu tür revizyonların maliyeti Berlet’in kliniğinde yaklaşık 15 bin dolardan başlıyor.

Göğüs İmplanti Beklenenden Fazla Sorun Çıkartabiliyor

Berlet’in revizyon ameliyatlarının yüzde 15’i göğüs implantlarıyla ilgili. Özellikle uzun süre önce takılan implantlarda sertleşme, yer değiştirme ve asimetri gibi sorunların sıkça görüldüğünü belirtiyor.

Aynı anda yapılan göğüs dikleştirme ve implant operasyonlarının komplikasyon riskinin yüksek olduğunu vurgulayan Berlet, çoğu hastasında implantları tamamen çıkarmayı tercih ettiğini ifade ediyor. Yeni nesil implantların daha güvenli olmasına rağmen, genel olarak implantların “fazla sorunlu” hale geldiğini ekliyor.

Dolgu Fazlalığı Yağ Transferiyle Düzeltiliyor

Revizyonların yaklaşık yüzde 10’u dolgu ve yağ enjeksiyonlarıyla ilgili. Özellikle göz altı ve yüz dolgularında aşırı uygulama, zamanla şişkinlik ve yapay bir görünüme neden olabiliyor.

Bu tür durumlarda Berlet, dolguları eritip hastanın kendi vücudundan alınan yağ dokusuyla doğal bir hacim kazandırmayı tercih ediyor. Yağ transferinin daha pahalı ve invaziv olmasına karşın, daha kalıcı ve doğal sonuçlar elde ettiğini, ayrıca cilt kalitesini artırıcı etkileri bulunduğunu belirtiyor.

Yüz Germe Ameliyatları İkinci Seferde Daha İyi Sonuç Verebiliyor

Berlet, haftada 2 ila 3 yüz germe ameliyatı yaptığını ve bunların en az yarısının revizyon işlemi olduğunu dile getiriyor. Önceki işlemlerden kalan dolgu maddeleri, ikinci ameliyat sırasında kısmen temizlenebilir ve yüz anatomisi yeniden şekillendirilebilir.

Berlet’e göre, yüz germe ameliyatlarında en doğal ve rafine sonuçlar genellikle ikinci operasyonla elde edilmektedir. Bunun nedeni, cerrahın mevcut izleri daha iyi gizleyebilmesi ve yüz dokusunu daha kontrollü bir şekilde yeniden konumlandırabilmesidir.

Revizyon taleplerinin her zaman kötü bir ilk ameliyattan kaynaklanmadığını vurgulayan Berlet, hastaların sıklıkla daha doğal ve ince sonuçların mümkün olduğunu fark ettiklerinde ikinci kez bıçak altına yatmayı tercih ettiklerini ifade ediyor.

reklam

YORUM YAP