reklam
reklam
DOLAR 44,6304 % 0.11
EURO 52,5769 % 0.46
STERLIN 60,2952 % 0.18
FRANG 56,5729 % 0.29
ALTIN 6.812,73 % -0,26
BITCOIN 71.668,57 -1.736
reklam

Gripte İlk 48 Saat Hayati Öneme Sahip

Yayınlanma Tarihi : Google News
Gripte İlk 48 Saat Hayati Öneme Sahip
reklam

PERVİN SÜMER / NEFES

Son zamanlarda birçok kişi grip şikayetleriyle karşı karşıya. Kalıcı öksürük veya halsizlik gibi belirtiler hastanelerin acil servislerini doldurmaya devam ediyor. Grip, öncesine oranla daha şiddetli bir seyir izliyor.

Uzmanlar, “Birkaç gün içinde geçer” söyleminin artık geçerliliğini yitirdiğini vurguluyor. Belirtiler belirdiğinde hekime başvurmanın ilk 48 saatte yapılması gerektiği konusunda uyarılar var.

Erken tedavi, grip ile mücadelenin daha zahmetsiz geçmesini sağlayacağını belirten uzmanlar, “En iyi yöntem hastalanmadan önce önlem almaktır. Kalabalık ortamlardan uzak durmak, el sıkışmamak ve maske takmak şart. Ayrıca kalp-damar hastalığı gibi kronik rahatsızlıkları olanların aşılarını yaptırmaları da kritik” ifadelerini kullandı.

Üçlü Virüs Yaygın

ENT Tıp Merkezi Kulak, Burun, Boğaz ve Baş, Boyun Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Orhan Altıntaş, son 2 ay içinde hem yurt içinde hem dünyada farklı virüslerle ortaya çıkan enfeksiyon vakalarında kayda değer bir artış gözlemlendiğini belirtmektedir. Altıntaş, “Pandemi sürecinin ardından virüslerle olan doğal kontak azalmış, bu da bağışıklığı zayıflatmış ve enfeksiyon riskini artırmıştır” şeklinde konuştu.

Dr. Altıntaş, Türkiye’deki enfeksiyon vakalarının endişe verici bir seviyede olmadığını, kış mevsiminin doğal bir sonucu olarak mevsimsel artış olarak değerlendirilmesi gerektiğini açıkladı. Altıntaş, “Ocak 2026 itibariyle Türkiye ve Avrupa genelinde solunum yolu hastalıkları arasında en yaygın olanı, İnfluenza A'nın H3N2 alt tipidir” dedi.

“Aynı anda birden fazla virüsle karşılaşma durumu, “üçlü virüs” (Tripledemic) olarak adlandırılmaktadır. Viral hastalıklar üç günden uzun süren ve düşmeyen ateş, nefes darlığı, göğüs ağrısı, aşırı yorgunluk, dudaklarda veya tırnaklarda morarma gibi belirtiler gösteriyorsa acilen doktora başvurulmalıdır. Hamileler ve bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde viral enfeksiyonlar daha ağır geçebilir, uzun süreli dinlenme gerektirebilir.”

10 Yaş Altı ve 60 Yaş Üstüne Aşı Önemli

En yaygın virüs olan Influenza A (H3N2) sebebiyle grip aşısı büyük önem taşımaktadır. Virüs her yıl değişiklik gösterebildiği için aşıların da yenilenmesi gerekir. Grip aşıları, o yıl dolaşımda olması beklenen dört farklı virüs tipine karşı hazırlanır.

Aşı, sağlıklı bireylerde %40 ile %60 arasında koruma sağlamaktadır. Ancak toplumun yarıdan fazlası aşılanırsa hastalığın yayılma riski büyük ölçüde azalır. Özellikle risk grubundaki bireyler, 10 yaş altı ve 60 yaş üstü olanların grip aşısından yarar sağlaması büyük önem taşımaktadır.

Aşının asıl önemi, hastalığın hafif geçirilmesine yardımcı olmasıdır; zatürreye dönüşme, kalp atışlarını tetikleme veya hastanede yatış gereksinimini %70-80 oranında azaltma gibi faydaları bulunmaktadır.

En Etkili Mücadele: El Yıkama

Toplu taşıma, fabrika, okul ve hastane gibi kalabalık alanlarda maske takmak ve hasta kişilerle temastan kaçınmak önemlidir. Ele sık sık sabunla yıkamak, basit fakat etkili bir korunma yöntemidir. Vücut direncini artırmak için bol sıvı alımı, düzenli uyku ve taze meyve-sebze ağırlıklı beslenmek de gerekmektedir.

Evde, iş yerinde ve ofiste periyodik havalandırma sağlanmalıdır. Özellikle yaşlılarda bazen ateş olmadan hastalık ilerleyebileceğinden, zatürre riski oluşabilir. Yaşlılar, viral enfeksiyon geçirdiğinde ateş olmasa bile iştahsızlık, aniden ortaya çıkan halsizlik, solunum sıkıntısı veya bilinç değişiklikleri yaşarsa doktora gitmelidir.

Yeterli ve düzenli uyku, stresin azalması, dengeli beslenme ve yeterli su tüketimi sağlıklı bir bağışıklık için gereklidir. Adaçayı, ıhlamur ve içine limon veya bal eklenmiş ılık su, boğazdaki virüs yerleşimini zorlaştırmada etkilidir. Kişisel eşyaların (havlu, bardak gibi) özel kullanıma ait olması önem taşır.

Bebekler Kalabalık Ortamlara Götürülmemeli

Hastalığın yayılmasını önlemek adına hasta kişiler 3 gün izolasyonda kalmalıdır. Özellikle bebeklerin hastalığın hakim olduğu dönemlerde AVM'ler, toplu taşıma ve akraba ziyaretleri gibi kalabalık ortamlara götürülmemesi, yabancıların dokunmasına ve öpmesine izin verilmemesi gerekmektedir. Düzenli ama abartılı olmayan fiziksel aktiviteler de faydalıdır.

Bitki Çayları, Ilık Çorba ve Su Tüketimi

İlk 48 saat oldukça kritik bir dönemdir. Grip şüphesi halinde, antiviral tedavinin etkili olabilmesi için ilk iki gün içinde mutlaka doktora başvurulmalıdır.

İstirahat: Yeterince dinlenmemek, iyileşme süresini geciktirir. Bol sıvı alımı: Ateş ve titreme ile kaybedilen sıvıyı geri kazanmak için su, adaçayı, ıhlamur ve ılık çorbalar tercih edilmelidir. Odanın nem oranını %50 civarında tutmak, boğaz ağrısını ve öksürüğü hafifletmek açısından faydalıdır.

İlaç Kullanımı: Viral hastalıklarda antibiyotiklerin herhangi bir etkisi yoktur. Ancak ek bir bakteriyel enfeksiyonu varsa antibiyotik kullanılabilir. Şikayetlerin giderilmesi ve rahatlama için ağrı kesici, ateş düşürücü, öksürük ilaçları ve boğaz pastilleri kullanılabilir.

Bakteri Türü Mikroplarda Antibiyotik Etkili

Ateş, ağrı, burun tıkanıklığı ve öksürük için semptomatik ilaçlar uygulanır. Gereken durumlarda antiviral ilaçlar da verilebilir. Viral hastalıklar için antibiyotik etkisizdir, fakat hastalık ilerleyip bakteriyel enfeksiyon varsa antibiyotik kullanımı gerekebilir. Dinlenmek, bol su almak, ılık duş almak ve buhar solumak faydalıdır. Bal, ıhlamur ve adaçayı boğaz şikayetlerini hafifletmek için kullanılabilir. Daha ciddiyse hastane tedavisi gerektirebilir.

Virüsler için Hangi Testler Yapılabilir?

  • Hızlı Antijen Testleri: Covid, İnfluenza A ve B, RSV ve Adenovirüsler için yapılır. Burun veya boğazdan sürüntü ile 10-20 dakikada sonuç alınır. Pozitifse doğrudur, ancak erken dönemlerde yalancı negatiflik ihtimali vardır.
  • PCR Testleri: Daha güvenilir sonuçlar verir. Burun-boğaz sürüntüsünden yapılır. Birçok virüse bakılabilir ve yüksek doğruluk oranına sahiptir. Ancak sonuçlar, bazı yerlerde birkaç saat veya 24 saat içinde alınabilir.
  • Kan Testleri: (CRP, lökosit vb.) Virüsü doğrudan göstermez, ancak enfeksiyonun viral mi bakteriyel mi olduğunu belirler. Ateş ve güçlü belirtiler söz konusuysa, risk grubundakiler için kesinlikle test yapılması gerekmektedir.
reklam

YORUM YAP