reklam
reklam
DOLAR 43,1976 % 0.05
EURO 50,3978 % 0.18
STERLIN 58,2297 % 0.33
FRANG 53,9316 % -0.04
ALTIN 6.392,87 % -0,59
BITCOIN 96.625,10 1.629
reklam

Kelime Bulma Güçlüğü Üzerine Dikkat Çeken Araştırma

Yayınlanma Tarihi : Google News
Kelime Bulma Güçlüğü Üzerine Dikkat Çeken Araştırma
reklam

Günlük konuşma esnasında bir kelimeyi hatırlamakta zorluk yaşamak, birçok insan için sıradan bir durumdur. Bilimsel camiada “kelime bulma güçlüğü” olarak adlandırılan bu anlık aksaklıkların, beynin yaşlanma süreci hakkında değerli bilgiler sunduğu ifade ediliyor.

Uzman araştırmacılar, bu dil sürçmelerinin, saçların beyazlamasından veya görme yetisinin azalmasından çok daha önce ortaya çıkabileceğini ve hafıza sistemlerinden kaynaklanabilecek sorunların erken belirtileri olabileceğini belirtiyor.

HERKESİN BAŞINA GELEBİLİR, ANCAK SIKLIĞI ÖNEMLİ

Kelime bulma güçlüğü, yorgunluk, stres veya dikkatin dağılması gibi çeşitli durumlarla her yaş grubunda görülebiliyor. Bunun sebebi, dilin üretilmesinin beynin farklı bölgelerinin eş zamanlı ve uyumlu bir şekilde çalışmasını gerektirmesidir.

Bu karmaşık süreçte yaşanan küçük bir yavaşlama, kelimenin “dilin ucunda” hissedilmesine neden olabilir. Yaş ilerledikçe bu tür durumların artış göstermesi normal kabul edilirken, aniden gerçekleşen belirgin artışlar inme, beyin hasarı ya da erken dönem demans gibi sağlık sorunları ile ilişkilendirilebileceği belirtiliyor.

ALZHEIMER İLE BENZER SİNİR YOLLARI

Toronto Üniversitesi ve Baycrest Health Sciences tarafından yürütülen erken dönem araştırmalar, kelime bulma güçlüğünün Alzheimer hastalığına neden olan sinir ağlarıyla örtüştüğünü ortaya koymaktadır.

Bilim insanları, tekil kelime hatalarından ziyade, konuşma hızındaki genel yavaşlamanın bilişsel sağlık ile daha güçlü bir ilişki gösterdiğine dikkat çekiyor.

KONUŞMA AKICILIĞI VE YAŞAM SÜRESİ

Yeni bulgular, sözel akıcılığın sadece bilişsel sağlıkla değil, aynı zamanda yaşam süresi ile de doğal bir bağlantısı olabileceğini bildirmektedir. Daha akıcı konuşan bireylerin, kelimeleri daha zor hatırlayan yaşıtlarına göre daha uzun yaşadığına dair veriler mevcuttur.

Bu nedenlerle bilim insanları, günlük konuşmaları analiz ederek beynin durumunu anlamaya yönelik ipuçları elde etmeye çalışıyor.

KELİME BULMA GÜÇLÜĞÜNE DAIK ÜÇ TEORİ

Kelime bulma güçlüğünü açıklamak amacıyla yapılan araştırmalarda üç temel yaklaşım ortaya konmaktadır. İlk olarak, yaşlanan beynin genel hızının düştüğü; tıpkı eski bir bilgisayarın dosyaları daha yavaş açması gibi ifade ediliyor.

İkinci teori, dikkati dağıtan düşüncelerin engellenememesi üzerine odaklanırken, gerçek konuşmalarda çok sayıda yanlış kelime üretiminin olmaması bu teorinin yeterli olmadığını düşündürmektedir.

Üçüncü ve en güçlü yaklaşım ise dil iletimine yönelmektedir. Bu görüşe göre, kavram ile kelimenin ses yapısı arasındaki bağlantı yaşla birlikte zayıflamakta; kişi ne söylemek istediğini bilse de kelimenin sesine ulaşmakta güçlük çekmektedir.

RESİM–KELİME DENEYLERİ NE GÖSTERDİ?

Bu teorileri test etmek amacıyla araştırmacılar “resim–kelime etkileşimi” adı verilen görevler uygulamışlardır. Katılımcılara bir nesnenin resmi gösterilirken eş zamanlı olarak başka bir kelime sunulmaktadır.

Örnek olarak, bir köpek resmiyle birlikte “kedi” kelimesi gösterilirken anlam benzerliği yanıt süresini yavaşlatırken, ses benzerliği olan kelimeler konuşmayı hızlandırmaktadır. Bu yöntem, serbest konuşmanın karmaşasından uzak bir biçimde beyin süreçlerini ölçmeye imkan tanımaktadır.

125 KİŞİLİK ÇALIŞMANIN SONUÇLARI

18 ile 85 yaş aralığındaki 125 gönüllülerin katıldığı bir çalışmada, katılımcıların tepki süreleri, yürütücü işlev becerileri ve günlük konuşmaları incelenmiştir. Yaşlı katılımcıların anlam benzerliği olan kelimelerle daha fazla zorluk yaşadığı, ses ipuçlarından ise daha az yarar sağladığı gözlemlenmiştir.

Ancak günlük konuşma verileri incelendiğinde, kelime bulma anlarının değil, genel konuşma hızının bilişsel durum ile daha kuvvetli bir ilişki gösterdiği anlaşılmıştır.

YAVAŞLIK, HATA'DAN DAHA ÖNEMLİ

İlerleyen çalışmalarda, günlük konuşmanın temposunun zihinsel canlılığı yansıttığı doğrulanmıştır. Daha yavaş konuşan bireylerin, planlama ve dikkat gerektiren görevlerde daha düşük performans gösterdiği tespit edilmiştir.

Bilim insanları, kelimeyi ararken meydana gelen kısa duraksamaların değil, doğru kelime bulunduğunda bile cümlelerin genel olarak yavaş ilerlemesinin asıl uyarıcı işaret olduğunu ifade ediyor.

KLİNİK TAKİPTE YENİ BİR GÖSTERGE

Uzmanlar, artık konuşma hızının bilişsel değerlendirmelerde tansiyon veya refleks testleri kadar önemli bir gösterge olabileceğini ileri sürmektedir. Milisaniyelik duraklamaları analiz edebilen yazılımlar sayesinde bilişsel gerileme erken aşamada tespit edilebilir hale gelecektir.

Araştırmanın tüm sonuçlarına, Aging, Neuropsychology, and Cognition adlı bilimsel dergide ulaşılabilir.

reklam

YORUM YAP