

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yurdakul, partisi tarafından düzenlenen 'Türk Sağlık Sisteminde Yenilikler, 21'inci Yüzyılda Sağlık Politikaları' konulu toplantıda sağlık politikalarına yönelik önemli bir sunum gerçekleştirdi.
Yurdakul, MHP olarak sağlık sektöründe köklü bir paradigma değişikliği önerdiklerini ifade ederek, “Niçin diye soracaksınız? Çünkü 2014 yılında Türkiye'de yapılan sağlık harcamaları 95 milyar TL civarındaydı. Ancak 2025 yılında 2 trilyon 359 milyar 151 milyon TL'lik bir sağlık harcaması yapılmış bulunmaktayız ve bu maalesef giderek artış göstermektedir.” dedi.
Sağlık Bakanlığı’nın bütçesine değinen Yurdakul, 1 trilyon 20 milyar TL’lik bütçenin yalnızca yüzde 27’sinin koruyucu sağlık hizmetlerine, yüzde 72’sinin ise tedavi edici sağlık hizmetlerine ayrıldığını belirtti. Türkiye'de 86 milyonluk bir nüfusla yıllık muayene sayısının 1 milyar 47 milyon 807 bin 901 olduğunu vurguladı.
Bu durumun çok yüksek bir rakam olduğunu ve sonucunda vatandaşların randevu sorunu, hastalıkların tanı ve tedavisi, gecikme, çalışanların üzerindeki yük artışı, hastalık yönetiminde azalma gibi pek çok sorun yaşadığını ifade eden Yurdakul, “Maalesef bu sorunların sürdürülebilirliği yok” şeklinde konuştu.
Yurdakul, bu nedenle bir sistem değişikliği gerektiğini belirterek, “Milliyetçi Hareket Partisi olarak ülkemizin sosyoekonomik gerçeklerine uygun, yapısal, planlı ve sürdürülebilir bir Türk sağlık sistemini öneriyoruz. Sağlık hizmetlerinin tedavi hizmetlerine değil, koruyucu sağlık hizmetlerine proaktif olarak odaklanması gerekmektedir.” ifadelerini kullandı.
'Önerimiz Sağlık Hizmetlerinin Birleştirilmesi'
MHP tarafından önerilen sistemin entegre basamak sistemi olduğu bilgisini veren Yurdakul, şöyle devam etti:
“Vatandaşlarımız sağlık sorunlarıyla karşılaştığında ilk başvuracakları yer aile hekimi olmalıdır. Eğer aile hekiminde bir çözüm bulunamazsa, ikinci basamak olarak devlet hastanesine yönlendirilmelidir.
Orada da bir çözüm elde edilemezse, üniversite hastanesi devreye girmektedir. Hastalıkların yüzde 75-85’i ilk basamakta aile hekimlerinde çözülmektedir. Yani 4 hastadan 3'ü kendi mahallesindeki aile hekimine başvurduğu takdirde sorun çözülmektedir. Bu sistem ayrıca, aile hekimlerinin hastalıkların oluşmasını önleyici tedbirleri de hastalar hastalanmadan almalarını sağlamaktadır.” diye ekledi.
Yurdakul, böylece randevu, sıra, cepten harcama, şiddet, zaman israfı, gecikme gibi sorunların ortadan kalkacağını, 2'nci ve 3'üncü basamak hastanelerde yığılmaların olmayacağını, sağlıkta finansman sıkıntısının yaşanmayacağını ifade etti.
Bu sistemi hayata geçirmek için gerekli altyapının mevcut olup olmadığının incelenmesi gerektiğini belirten Yurdakul, “Tek tip aile sağlığı merkezi öneriyoruz. Farklı aile sağlığı merkezlerine ihtiyaç yok. Oluşturulacak tek tip aile sağlığı merkezimizde doktor, hemşire, teknisyen, psikolog, aile danışmanı, diyetisyen, diş hekimi ve güvenlik görevlisi gibi personel ile temel ekipmanlar sağlanmalıdır. Bunun kontrol ve yönetimi ise devletimiz tarafından yapılmalıdır.” dedi.


