

Geçtiğimiz hafta, küresel piyasalarda ABD Merkez Bankası (Fed) Aralık toplantısında faiz indirimine gitmesi yönündeki artan tahminler, Rusya-Ukrayna barış sürecine dair gelişmeler ve Japonya ile Çin'deki ekonomik durumlar öne çıktı. Gözler, gelecek hafta Fed Başkanı Jerome Powell'ın yapacağı açıklamalar ve dünya genelindeki yoğun veri gündemine çevrildi.
Küresel piyasalarda hafta boyunca, Fed'in Aralık'ta faiz indireceği beklentileri ve Rusya-Ukrayna barış süreciyle ilgili olumlu gelişmelerin etkilerini hissederken, Cuma günü Asya'da Japonya'daki makroekonomik verilerle Çin'deki emlak sektöründeki sorunlar risk iştahını sınırladı.
Teknoloji ve yapay zeka hisselerinde aşırı değerlenme endişeleri ile başlayan satış baskısının yerini yükselişlere bırakmasıyla birlikte, küresel hisse senedi piyasaları kasımdaki kayıplarını telafi etmeye yaklaştı.
Fed Başkanlığı İçin Adaylar Öne Çıkıyor
ABD'de yeni dönemde Fed başkanlığı için aday isimlerin yüksek sesle gündeme gelmesi dikkat çekerken, Beyaz Saray Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett, bu adaylar arasında yer aldı.
Hassett'in göreve gelmesi halinde faiz indirimlerini destekleyeceği yönündeki beklentiler, piyasada Fed'e dair gevşeme öngörülerini güçlendirdi. Para piyasalarında, Fed'in Aralık ayında yüzde 85 ihtimalle faiz indirimine gideceği fiyatlandırıldı.
Geçen hafta Fed yetkililerinin olumlu açıklamaları, faiz indirimine dair tahminlerin güçlenmesini desteklerken, Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller iş gücü piyasasına ilişkin endişelerini dile getirerek Aralık ayındaki toplantıda faiz indirimi yapılmasını savundu.
San Francisco Fed Başkanı Mary Daly ise iş gücü piyasasında ani bozulmanın enflasyonun artmasından daha olası olduğunu belirterek, gelecek ay faiz oranlarının düşürülmesini desteklediğini ifade etti.
ABD ile Çin arasındaki ilişkiler güçlenmeye devam ederken, ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile verimli bir telefon görüşmesi gerçekleştirerek Nisan ayında Çin'i ziyaret edeceğini duyurdu.
Perşembe günü ABD'de Şükran Günü dolayısıyla kapalı olan piyasalarda, Cuma günü işlemler yarım gün sürdü ve işlem hacmi düşük kaldı.
Rusya-Ukrayna savaşı ile ilgili gerilimlerin azalması, küresel piyasalarda risk algısının düşmesine neden oldu. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İsviçre'de düzenlenen Rusya-Ukrayna savaşının sona erdirilmesi konusundaki toplantılarda, bugüne kadarki en verimli görüşmeyi gerçekleştirdiklerini belirtti.
Bu arada, Beyaz Saray internet sitesinde, Cenevre'deki barış planı görüşmelerine ilişkin bir açıklama yapılarak tarafların “kayda değer ilerleme kaydettiği” ve “güncellenmiş bir barış çerçevesi taslağı” hazırladığı ifade edildi.
Powell Konuşacak
Gelecek hafta, piyasaların odağı Fed Başkanı Powell'ın “George Shultz ve Ekonomi Politikasına Katkıları” başlıklı panelde yapacağı açıklamalar ile ABD'deki önemli makroekonomik verilere çevrilecektir.
ADP istihdam raporunun iş gücü piyasasına dair net sinyaller vermesi beklenirken, Cuma günü yayımlanacak kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi verisi de enflasyon görünümü için önemli mesajlar verecek.
Tahvil, Altın, Gümüş ve Petrol
Artan faiz indirimi beklentileri doğrultusunda tahvillere olan talep güçlenirken, ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi haftalık bazda yaklaşık 7 baz puan düşerek yüzde 4,02'de haftayı tamamladı.
Fed'e yönelik gevşeme tahminleri, altının ons fiyatını destekledi. Altının onsu haftalık bazda yüzde 3,7 değer kazanarak 4,219 dolara yükseldi.
Altın ile paralel olarak yükselen gümüşün ons fiyatı ise Cuma günü 56,86 dolara çıkarak yeni bir rekor kırdı. Gümüşün onsu, haftayı yüzde 13,6 artışla 56,73 dolardan kapattı.
Elektronik, yarı iletken ve yenilenebilir enerji sektörlerinden gelen yoğun gümüş talebi ve Fed'in olası faiz indirimleri, gümüş fiyatlarını destekleyen önemli faktörler olarak öne çıkıyor.
Dolar endeksi ise geçen hafta Fed'in faiz indirimine dair artan beklentilerle birlikte düşüş eğilimine girdi ve haftayı yüzde 0,7 azalışla 99,5 seviyesinden kapadı.
Brent petrolün varil fiyatı, haftayı yüzde 2,1 değer kazancıyla 63,2 dolarda tamamladı.
ABD Borsaları Pozitif Seyretti
New York borsasında geçen hafta alıcılı bir seyir gözlemlenirken, S&P 500 endeksi yüzde 3,73, Nasdaq endeksi yüzde 4,93 ve Dow Jones endeksi yüzde 3,18 yükseldi.
Makroekonomik veriler açısından ise ABD'de imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), imalat sektöründeki genişlemenin yavaşladığını gösterdi. İmalat sanayi PMI Kasım'da 51,9 ile 4 ayın en düşük seviyesine inerken, hizmet sektörü PMI ise aynı dönemde 55'e, bileşik PMI da 54,8 değerine ulaştı.
Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), Eylül ayında aylık bazda yüzde 0,3 ve yıllık bazda yüzde 2,7 artış gösterdi. Ülkede perakende satışlar ise Eylül'de yüzde 0,2 ile beklentilerin altında kaldı.
ADP özel sektör istihdamı, haftalık 13,500 kişi azalırken, özel sektör istihdam kaybının hızlandığı gözlemlendi.
Michigan Üniversitesi tarafından ölçülen tüketici güven endeksi ise Kasım'da yukarı yönlü revize edilse de tarihsel olarak düşük seviyelerde kalmaya devam etti ve Kasım'da 2,6 puan azalışla 51'e geriledi.
Tüketicilerin kısa vadeli enflasyon beklentisi, Kasım'da yüzde 4,6'dan yüzde 4,5'e, uzun vadeli beklenti ise yüzde 3,9'dan yüzde 3,4'e geriledi.
1 Aralık ile başlayacak hafta içinde, Pazartesi S&P Global ve ISM imalat sanayi PMI, Salı Fed Başkanı Powell'ın açıklaması, Çarşamba ADP istihdam raporu, sanayi üretimi ve kapasite kullanımı, S&P Global ve ISM hizmet sektörü PMI, Perşembe haftalık işsizlik maaşı başvuruları, Cuma ise kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi ile Michigan tüketici güven endeksi verileri takip edilecek.
Avrupa Borsaları Pozitif
Fed'in faiz indirimine yönelik beklentilerin güçlenmesi ve Rusya-Ukrayna barış sürecindeki olumlu gelişmelerin sağladığı azalan jeopolitik risklerle birlikte Avrupa borsalarında geçen hafta pozitif bir seyir gözlemlendi.
Rusya-Ukrayna savaşına dair gelişmeler, bölgenin gündeminde kalmaya devam ederken, savaşın sona erdirilmesine yönelik devam eden bahisler piyasaların yönüne etki ediyor. ABD Başkanı Trump, Rusya-Ukrayna barış sürecinde ilerleme kaydettiklerini ancak sonuç almak için erken olduğunu belirtti.
Ukrayna ile Rusya arasında bir barış anlaşmasının yararlı olacağı beklentisiyle Avrupa inşaat şirketlerinin hisseleri alıcılı bir seyir izledi.
Öte yandan, İngiltere Maliye Bakanı Rachel Reeves, Sonbahar Bütçesi kapsamında 30 milyar sterlinlik vergi ile ilgili yeni düzenlemeleri duyurdu.
İngiltere Bütçe Sorumluluk Ofisi'nin (OBR) ülke ekonomisine ilişkin büyüme tahmininin bu yıl yüzde 1'den 1,5'e yükseldiğini belirten Reeves, üretim verimliliği tahmininin yüzde 0,3 düşerek yüzde 1'e indiğini ifade etti.
Reeves, OBR'ın ülkedeki net nakit gereksiniminin gelecek yıl için 4,2 milyar sterlin artışla 133,3 milyar sterline ulaşacağını tahmin ettiklerini paylaştı.
Temettü geliri üzerinden uygulanan verginin yüzde 2 puan artırıldığını bildiren Reeves, 2 milyon sterlinden fazla değere sahip konutlar için “ek mülk vergisi” getireceklerini ifade etti. Bu bağlamda, değeri 2 milyonun üzerindeki konutlar için yıllık 2,500 sterlin, değeri 5 milyon sterlini aşan konutlar için ise yıllık 7,500 sterlin ek bir vergi alınacak ve bu vergiler Nisan 2028'den itibaren yürürlüğe girecek.
Analistler, Reeves'in açıkladığı bütçenin İngiltere'nin mali durumu için önemli bir tampon oluşturduğunu belirterek, bütçe ile birlikte uzun vadeli mali endişelerin hafiflediğini vurguladı.
Avrupa Merkez Bankası (ECB), yayımladığı 6 aylık finansal istikrar raporunda, Avro Bölgesi'ndeki dolar cinsinden önemli iş hacmi olan bankalara dolar kıtlığına hazırlık için likidite ve sermaye tamponları oluşturmalarını tavsiye etti.
ECB'nin para politikası toplantısına dair tutanaklar, Yönetim Konseyi üyelerinin faiz indirimine dair daha fazla bilgi beklemenin uygun olacağı değerlendirmesinde bulunduğunu gösterdi.
Enflasyon riskleriyle ilgili tartışmalar sürerken, “Politika faiz oranlarının mevcut seviyelerde tutulması, Yönetim Konseyi'nin risk faktörlerini değerlendirmek için daha fazla bilgiye erişmesini sağlayacaktır.” ifadesine yer verildi.
Bütün bu gelişmelerle birlikte, İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 1,90, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 1,75, İtalya'da MIB 30 endeksi yüzde 1,62, Almanya'da ise DAX endeksi yüzde 3,23 yükseldi.
Gelecek hafta Pazartesi Avro Bölgesi, Almanya ve İngiltere'de imalat sanayi PMI, Salı Avro Bölgesinde Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve işsizlik oranı, Çarşamba Avro Bölgesinde Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), hizmet sektörü PMI, Perşembe perakende satışlar, Cuma ise Avro Bölgesinde büyüme verileri takip edilecek.
Asya'da Pozitif Seyir
Fed'in faiz indirimlerine yönelik iyimserliğin artmasıyla Asya borsalarında da geçen hafta pozitif bir seyir hâkim oldu.
Öte yandan, Asya'da Çin'in emlak ve gayrimenkul sektöründeki sorunlar öne çıkıyor.
Çin'in önde gelen emlak ve inşaat şirketlerinden China Vanke, 2 milyar yuan (282,6 milyon dolar) değerindeki yerel para cinsinden tahvilin geri ödemesini ertelemek için tahvil sahiplerinden onay istemesi ile konut piyasasında endişelere neden oldu. Hükümetin sektörü destekleyeceğine olan beklentiler ise, Çin borsasını olumlu yönde etkiledi.
Ancak bu gelişme, Çin'in zaten zor durumda olan gayrimenkul sektöründeki sorunların derinleşeceği endişelerini artırıyor. Analistler, Vanke'nin temerrüde düşmesinin Evergrande ve Country Garden gibi büyük özel şirketlerde daha önce görülen temerrütleri gölgede bırakabileceğini belirtiyor.
Gayrimenkul sektörünün Çin ekonomisine yaptığı önemli katkılar göz önüne alındığında, ülkenin ekonomik büyümesinin olumsuz etkilenebileceği endişeleri bulunmaktadır.
Çin'deki sanayi şirketlerinin karı da Ekim ayında yıllık bazda yüzde 5,5 oranında düştü, bu da ülke ekonomisine dair endişelerin devam ettiğini gösteriyor.
Japonya'da açıklanan makroekonomik veriler ise ülkede enflasyonun halen dirençli olduğunu işaret ederken, Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) parasal sıkılaşma gündemine yaklaşan endişeler de artıyor.
Tokyo Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), Ekim ayında yüzde 2,7 ile beklentilere paralel yükselirken, çekirdek TÜFE de yüzde 2,8 ile tahminlerin üzerinde bir artış gösterdi.
Japonya'da işsizlik oranı Ekim ayında yüzde 2,6 ile tahminleri aştı; perakende satışlar ise aynı dönemde yüzde 1,7 ile öngörülerin üzerinde arttı. Ülkede sanayi üretimi de Ekim ayında aylık bazda yüzde 1,4 yükseldi.
Analistler, Japonya'daki perakende satış artışının ülkedeki enflasyon korkularını artırdığını ve bu durumun BoJ'un muhtemel faiz artırım beklentilerini yükselttiğini vurguladı.
Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae'nin görevi devralmasının ardından yendeki değer kayıpları hızlanırken, bu kayıplar Japon hükümetinin borçlanma gereksinimleri ile BoJ'un faiz artışının zamanlamasına ilişkin belirsizliklerden kaynaklanıyor.
Dolar/yen paritesi haftayı yüzde 0,3 gerileyerek 156,2 seviyesinde tamamladı.
Bütün bu gelişmelerin yanı sıra Japonya ile Çin arasındaki siyasi gerilim de devam ediyor. Çin, Japonya Başbakanı Takaiçi'nin Tayvan sorununa askeri müdahale olasılığına ilişkin hedefini netleştirmesini istedi.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, Japon hükümetinin Tayvan ile ilgili tutumunu değiştirmediği yönündeki açıklamalarına karşın, bu tutumun neler içerdiğini kamuya açıklamadığını ifade etti.
Sonuç olarak, Şanghay bileşik endeksi haftalık bazda yüzde 1,40, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 2,53, Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 3,95 ve Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,90 oranında yükseliş gösterdi.
Gelecek hafta Pazartesi Çin'de imalat sanayi PMI, Salı Japonya'da tüketici güven endeksi, Çarşamba Japonya ve Çin'de hizmet sektörü PMI, Cuma ise Japonya'da öncü göstergeler endeksi izlenecek.
Yurt İçi Piyasalar
Yurt içinde Borsa İstanbul, geçen hafta satış ağırlıklı bir seyir izleyerek BIST 100 endeksi haftalık bazda yüzde 0,22 düşüşle 10,898.70 puandan kapandı.
Dolar/TL, haftayı önceki kapanışın yüzde 0,2 üzerinde 42,5070'ten tamamladı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, para politikası ve makroekonomik görünüm hakkında yaptığı açıklamada, Kasım ayına ilişkin öncü verilerin dezenflasyon sürecinin sağlıklı bir şekilde devam ettiğini gösterdiğini ifade etti.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ise, yeni yılda vergi ve harçları, yüzde 25,49 olarak belirlenen yeniden değerleme oranı yerine enflasyon hedeflerine göre daha düşük artırmak amacıyla çalıştıklarını duyurdu.
Gelecek hafta Pazartesi büyüme verileri, Salı dış ticaret dengesi, Çarşamba enflasyon, Perşembe reel efektif döviz kuru, Cuma ise hazine nakit dengesi verileri takip edilecek.
Analistler, BIST 100 endeksinde 10,800 ve 10,700 puanın destek, 11,000 ve 11,100 puanın direnç noktası olarak dikkate alındığını belirtti.
AA Finans'ın beklenti anketine katılan ekonomistler, Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'nın (GSYH) yılın 3. çeyreğinde yıllık bazda yüzde 3,97 artacağını öngördü.
Ekonomistlerin 2025 yılının tamamına ilişkin büyüme beklentileri ortalama yüzde 3,49 olurken, 2026 sonuna dair ortalama büyüme tahminleri yüzde 3,75 olarak belirlendi.
Kasım ayında Tüketici Fiyat Endeksi'nin (TÜFE) aylık bazda yüzde 1,31 artacağı beklentisi öngörülüyor. Ekonomistlerin 2025 sonu enflasyon tahmini ise Kasım ayı itibarıyla yüzde 31,89 düzeyinde öngörülüyor.



DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN