

Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi ve İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hasan Volkan Kara, Türkiye'de her yıl yaklaşık 100 bin kişinin sigaraya bağlı nedenlerle yaşamını yitirdiğini ifade ederek, özellikle çocuklar ve gençlerin korunmasının sigarayla mücadelede öncelik olması gerektiğini vurguladı.
Nikotin kullanımı, kullanıcıları yanı sıra pasif maruziyet yoluyla tüm toplumu etkileyen ve dünya genelinde her yıl milyonlarca önlenebilir ölüme neden olan önemli bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor.
Uzmanlar, sigara dumanında yer alan binlerce zararlı maddenin kalp-damar hastalıklarından kansere, solunum yolu hastalıklarından bağışıklık sistemi zayıflığına kadar birçok ciddi sağlık probleminin başlıca nedenleri arasında yer aldığını belirtiyor.
Doç. Dr. Hasan Volkan Kara, Dünya Sigarayı Bırakma Günü dolayısıyla AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, sigaranın sosyal olarak kabul görmesine karşın, her iki kullanıcısından birinin hayatını kaybetmesine sebep olan ölümcül bir bağımlılık olduğunu dile getirdi.
Nikotinin sağlığa zararlı olduğu bilgisine sahip olunsa da, sigaranın sosyal açıdan kabul edilen bir bağımlılık olduğunu belirten Kara, “Dünyada 1 milyar sigara kullanıcısı var ve rakamlar sigaranın, nikotinin her iki kullanıcısından birini öldürdüğünü gösteriyor. Bu, gelecek yıllarda bu 1 milyar kullanıcının 500 milyonunun hayatını kaybedeceği anlamına geliyor. Ülkemizde her gün yaklaşık 300 kişi sigaradan yaşamını yitiriyor. Bu da yılda 100 bin gibi bir rakama denk geliyor. Bu nedenle tütün ve sigara ile mücadele kritik bir önem taşıyor.” şeklinde konuştu.
Kara, Türkiye'deki sigarayla mücadelede etkili rol oynayan kurumlar ile bu kurumların nikotin bağımlılığını önleyici hizmetlerine değinerek, şunları kaydetti:
“Sağlık Bakanlığı ve sivil toplum kuruluşları, bu kapsamda Yeşilay'ı öne çıkarmamız gerekiyor. Özellikle gençler ve çocuklar için sigaranın, nikotinin zararlarını anlatan eğitim faaliyetleri gerçekleştiriliyor. Bunun yanı sıra sigara kullanan bireylerin bırakmalarını desteklemek amacıyla ücretsiz danışmanlık ve tedavi hizmetleri sunuluyor.”
“Sağlıklı Şekilde Bu Ürünlerin Tüketilmesinin Yolu Yok”
Hem dünya genelinde hem de Türkiye'de nikotin ve sigara bağımlılığına karşı gerçekleştirilen faaliyetlerin, tüketim ve bağımlılığı önemli ölçüde azalttığını belirten Kara, ancak tütün endüstrisinin bağımlılığı teşvik eden yeni yollar denemeye devam ettiğini açıkladı.
Kara, “Tütün endüstrisi, özellikle çocukları ve gençleri hedef alarak yeni ürünler geliştirmekte. Bu ürünlerin en önde geleni elektronik sigara. Elektronik sigara, nikotinin çeşitli aromalar ve tatlandırıcılarla hazırlanmış hali olarak kullanılmakta. Bu ürünlerin içinde nikotin olduğunu özellikle belirtmek isterim.” ifadelerini kullandı.
Elektronik sigara ve benzeri yeni ürünlerin nikotinin zararını azalttığına dair yanlış bir algı bulunduğunu belirten Kara, şu açıklamalarda bulundu:
“Isıtılmış tütün ve elektronik sigara dumanının, su buharı değil, zararlı pek çok partikül içeren aerosol olduğunu bilmemiz gerekiyor. İçinde egzoz gazı barındırıyor. Hiç kimse bir araba egzozunu solumak istemez. Ancak bu ürünleri pazarlarken 'zararı azaltılmıştır, emisyonu daha azdır' gibi yanlış iddialarda bulunuyorlar. Oysa elimizdeki veriler, bunların da sağlığa son derece zararlı olduğunu gösteriyor. Bu ürünleri sigara bırakmada etkili olacağı iddiaları da gerçeği yansıtmıyor.”
Kara, nikotin bağımlılığının sağlığa zararlı ve tedavi edilmesi gereken bir durum olduğunu dile getirerek, “Sağlıklı nikotin veya sigara yoktur, bu ürünlerin sağlıklı bir şekilde tüketilmesinin bir yolu yoktur.” şeklinde konuştu.
“Yılda 8 Milyon Kişi Sigara ile İlişkili Hastalıklardan Hayatını Kaybediyor”
Doç. Dr. Kara, sigarayla mücadelenin ana hedeflerinden birinin bu ürünleri kullanmayan bireylerin pasif duman maruziyetiyle sağlık riskine girmesinin engellenmesi olduğunu vurguladı.
Tütün dumanına istem dışı maruz kalmanın ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çeken Kara, “Sigaranın dünyadaki sağlığa maliyeti ne yazık ki 8 milyon kişi. Yılda 8 milyon kişi sigaraya bağlı hastalıklardan hayatını kaybediyor. Bu rakamın en az 1.3 milyonu, yani neredeyse 8'de biri, pasif duman maruziyeti nedeniyle hayatını kaybeden bireylerdir. Tüm bu rakamların önlenebilir sağlık sorunları olduğunu unutmamalıyız.” dedi.
Kara, pasif duman maruziyetinin yalnızca sigara içilen ortamdaki dumanla sınırlı olmadığını belirterek, bu maruziyetin iki farklı biçimde ortaya çıktığını aktardı. İkinci el duman maruziyetinin sigara içilen bir ortamda bulunan kişilerin dumanı doğrudan soluması sonucu oluşurken, asıl riskin üçüncü el duman maruziyetiyle ortaya çıktığını kaydetti.
Üçüncü el duman maruziyetinin, sigara dumanındaki zararlı maddelerin, tekstil ürünleri ve yüzeylere tutunarak uzun süre ortamda kalmasıyla gerçekleştiğini belirten Kara, “Sigara kullanım oranının belli oranın altında olmadığı bir ülkede güvende değiliz. Önceden o ortamda sigara içen biri varsa, hepimiz bu durumdan etkileniyoruz. Sigarayla ilgili mücadele, yalnızca sigara içmeyen bireyler ile sigara içenler arasında değil, tüm toplumun bağımsız ve bağımlılıklardan uzak bir gelecek adına sürdürdüğü bir savaştır.” ifadelerini kullandı.
“Gençlerimizi Genç Yeşilay'a Katılmaya Davet Ediyoruz”
Kara, sigarayı bırakmak isteyen bireylerin Yeşilay Danışmanlık Merkezlerine (YEDAM) başvurabileceğini ve 115 YEDAM Danışma Hattı'nın arayarak destekte bulunabileceklerini aktardı.
Doç. Dr. Hasan Volkan Kara, “9 Şubat, sigaraya hayır deme, sigarayı bırakma günü. Bunu her gün gerçekleştirebiliriz. Lütfen bu kararı her gün verebileceğinizi ve bu kararın ardından sağlıklı bir yaşamın ilk günü olarak değerlendirmeniz gerektiğini unutmayın. Gençlerimizi Genç Yeşilay'a katılmaya davet ediyoruz. Gönüllülüğü seven, toplumun sağlığına katkıda bulunmak isteyen tüm vatandaşlarımızı, başta tütün ve sigara olmak üzere bağımlılıklarla mücadelede Yeşilay'a katılmaya davet ediyoruz.” diye konuştu.


