reklam
reklam
DOLAR 43,8563 % 0.02
EURO 51,8914 % 0.32
STERLIN 59,3460 % 0.28
FRANG 56,7798 % 0.36
ALTIN 7.271,16 % 1,23
BITCOIN 65.181,80 -4.187
reklam

Van Gölü'nde Küçülme Devam Ediyor

Yayınlanma Tarihi : Google News
Van Gölü'nde Küçülme Devam Ediyor
reklam

Türkiye son 55 yılın en sıcak dönemini yaşıyor. Bu aşırı sıcaklıklar, özellikle kapalı havzalarda buharlaşmayı artırarak ciddi su kayıplarına yol açıyor. Ülkenin en büyük gölü olan Van Gölü'nde, önceki yıllarda 900, 1000 ve 1200 milimetre civarında ölçülen buharlaşma, bu yıl 2000 milimetrenin üzerine çıktı.

Yağışlardaki azalma, kuraklık ve artan buharlaşma nedeniyle Van Gölü'nde bazı kıyıl bölgelerinde metrelerce çekilme gözlemlenirken, birçok noktada mikrobiyolitler su yüzeyine çıkmış durumda.

Van Gölü

Bitlis'in Tatvan ilçesinde meydana gelen çekilme ile birlikte, daha önce su altında kalan yapılar ve mezar kalıntıları gün yüzüne çıktı; küçük adaların görünürlüğü de arttı.

Tatvan'a bağlı Abadağ köyünün Beştaş mezrası kıyılarında, daha belirgin hale gelen yapılar ve mezar kalıntıları dronla görüntülendi.

Van Gölü Alan Kaybediyor

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, akarsular, yeraltı su kaynakları ve azalan yağışların gölü olumsuz etkilediğini ifade etti.

Alaeddinoğlu, havzaya düşen yağış miktarındaki düşüş, yağış türündeki değişiklikler ve mevsimler arasındaki geçişlerde kaydedilen farklılıklar hakkında şu bilgileri paylaştı:

“Geçmişte 900, 1000, 1200 milimetre olan buharlaşma, artık 2000 milimetrenin çok üstüne çıkmış durumda. Düşen yağışın daha fazlası buharlaşarak atmosfere karışıyor. Van Gölü Havzası, sulak alanlarıyla zengin bir bölge ama bu zenginlik küresel iklim değişikliği gibi sonuçlardan daha radikal bir şekilde etkileniyor. Van Gölü, bu süreçten etkilenerek sürekli alan kaybetmekte.”

Van Gölü Çekilme

Gölün beslenme kaynağı olan yeraltı sularının yetersiz kaldığını belirten Alaeddinoğlu, “Yağışların oranında bir azalma mevcut. Kar şeklindeki yağışlar yağmur şeklinde düşmeye başladı ve bunlar artık bütün mevsime yayılmak yerine sağanaklar şeklinde gerçekleşiyor. Buharlaşmanın şiddeti nedeniyle daha az yağış göle ulaşacak ve bu da gölün alan kaybetmesine neden olacak.” şeklinde konuştu.

Alaeddinoğlu, özellikle akarsuların döküldüğü kıyılardaki çekilmelerin artık kilometreler ile ifade edildiğini vurguladı.

Çekilme ile birlikte eski medeniyetlerin göl kıyısındaki inşa ettikleri yapıların ve limanların su yüzeyine çıktığını belirten Alaeddinoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Su medeniyettir ve suyun yarattığı ortam, insanların yerleşimini etkilemiştir. Van Gölü de bunlardan biridir. Geçmişte burada bir medeniyet kurulmuştu ve onların inşa ettiği yapılar ile limanlar, göl çekilmesi ile su yüzeyine çıkmaya başladı. Bu durum, geçmişe yolculuk yapma fırsatı sunarak turizm açısından değerlendirilebilir bir durum oluşturuyor. Ancak gölün alan kaybı ve tahribatı ciddi bir biçimde gözlemleniyor ve bu durum maalesef devam edecek; çünkü iklim değişikliği sürecindeki ısınma artışı belirtisi bu şekilde devam ediyor.”

Kuraklık Süreci Ciddi Şekilde Devam Ediyor

Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş da son yıllarda ülke genelinde şiddetli kuraklığın etkili olmaya başladığını dile getirdi.

Elmastaş, Van Gölü Havzası'nda son birkaç yıldır yağışlarda ciddi bir azalma gözlemlendiğine dikkat çekerek, şöyle konuştu:

“Bazı istasyonlarda yıllık yağış ortalamasının neredeyse yarısının altında yağış düşüyor. Dolayısıyla kuraklık süreci çok ciddi devam ediyor. Bu kuraklık, bölgede bazı sorunları da beraberinde getirdi. Özellikle su seviyelerinde düşmeler ve tatlı su kaynaklarında azalmalara neden oldu. Van Gölü kıyısında önceden su altında kalan bazı yapılar, iskele ayakları ve iskeleler artık görünür hale geldi. Tatvan ile Ahlat ilçeleri arasındaki kıyılarda, geçmişte su altında kalan yerleşim alanlarının gözle görülür şekilde yüzeye çıkmasına tanıklık ediyoruz.”

Kuraklığın devam etmesi durumunda daha fazla yerleşim alanının gün yüzüne çıkacağını kaydeden Elmastaş, “Gölde su seviyesinin alçalmasıyla bazı kalıntılar ve yerleşim alanları görünür hale geldi. Bu alanlarda tarihçilerin ve uzmanların araştırma yapması gerekiyor. Tarihi değeri olan alanların korunması ve turizme kazandırılması büyük önem taşıyor.” dedi.

Van Gölü Tarihi Kalıntılar

Araştırma Yapılmasında Faydalar Var

BEÜ Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Demirtaş, Van Gölü'nde belirgin bir çekilme olduğunun altını çizerken, “Bulunduğumuz alan daha önce Beştaş köyünün mezarlığıydı. Burada çok sayıda mezar var. Göl yükselmeden önce burası yerleşim alanıydı. Şu anki durumu ile bu bölgenin korunması ve gelecek nesillere aktarılması gerekiyor. Alanın öneminin tam olarak anlaşılması için sanat tarihçileri ve arkeologların araştırma yapmasında fayda var.” ifadelerini kullandı.

reklam

YORUM YAP