

Adalet Bakanı Akın Gürlek, A Haber canlı yayınında gündeme dair soruları yanıtladı. Bakan Gürlek, şu ifadeleri kullandı:
– “Adalet yolunda milletimize hizmet edeceğiz. Heyecanlıyız, heyecanımızla yeni projeler getireceğiz. Adalet, milletin namusudur. Ben sadece siyasi kimliğin dışındaki adalet ihtiyacı olan tüm vatandaşlarımızın yanındayım. Ben Türkiye'nin Adalet Bakanı’yım ve 86 milyon vatandaşımızın sorunlarını dinlemek için buradayım.”
TBMM'DE OLAYLI YEMİN TÖRENİ
– “Benim için çok farklı bir ortamdaydım. Önce Cumhurbaşkanımız kararname yayınladı. Sayın Bakan Yılmaz Tunç’la devir teslim törenimizi yaptık. Usul gereği bir yemin edilmesi gerekiyor. Öncelikle Bekir Bozdağ’ın odasına gittim, diğer partilerin grup başkanvekilleri de oradaydı. Orada nazik bir ortam vardı. Kuliste herkesle el sıkıştık. Ardından olaylar gerçekleşti.”
– “Bu durumun örgütlü bir iş olup olmadığını bilemem ama yüce Türk Meclisi’nde bir kurum adına yemin ettiğimiz o ortamda yaşanan olaylar beni üzdü ve şaşırttı. Metin okunurken bir anda ortam karıştı, orası Türkiye'nin en seçkin yeri. Meclis'in kürsüsüne gelirken insanlar üstümüze geldi. Benim şahsımın önemi yok ama burada Meclis çok önemli, bu yüzden Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı gibi kurumların yıpratılmaması gerekiyor.”
İBB SORUŞTURMASI
– “Mahkemelere ve hakimlere kesinlikle telkin ve talimat verilemez. Ancak iddianın kabulü ile soruşturma aşaması tamamlandı ve yargı süreci başladı. Cumhuriyet başsavcıları olarak şahıslara bakmıyoruz. Şüphelinin sıfatı savcıyı ilgilendirmiyor. Suç olup olmadığını değerlendiriyoruz. İhbarlar ve şikayetler vardı, bazıları da kendi içlerinden başvurulardı. Makul şüphe varsa Cumhuriyet Savcısı soruşturma başlatmak zorundadır. Biz de gelen ihbarlar ve şikayetler doğrultusunda soruşturmaya başladık.”
– “Para kuleleri dosyasını zaten inceliyorduk. Para kuleleri ile ilgili ciddi iddialar vardı. Soruşturma başladı diye kimse suçlu değildir; soruşturma gerçeği ortaya çıkarmak için başlatılabilir. Ayrıca savcı, hem sanık lehine hem de sanık aleyhine delilleri toplamakla yükümlüdür. İBB dosyasında bunu gerçekleştirdik; delilleri ayrıştırdık.”
– “Yani biz şahsın lehine olan delilleri topluyoruz, aleyhine olan delilleri de topluyoruz. Takipsizlik kararı verdiğimiz ya da tutuklama kararı vermediğimiz, ancak daha sonra delil durumu değiştiğinde tahliye ettiğimiz kişilerin de olduğu oldu. Bunu özellikle vurgulamak istiyorum. Bu noktada şahıslarla soruşturmayı karıştırmamak gerekiyor.”
– “Tekrar vurgulamak isterim ki burada şahısların unvanları, makamları, belediye başkanı olmaları ilgilendirmiyor. Cumhuriyet savcısı, soruşturmanın gerektirip gerektirmediğine bakıyor. Bizim başlattığımız soruşturmada ciddi deliller vardı ve bu deliller daha sonradan maddi deliller olarak ortaya çıktı. En son iddianamenin açılması aşamasına geldik. Ayrıca dosya kapsamında sanıkların lehine olan delilleri de topladık. Delil durumu değişirse bunları lehlerinde değerlendirdik. Bu noktaları ayırmak önemlidir.”
İBB DAVASI CANLI YAYINLANABİLİR Mİ?
– “Mevzuatın buna izin vermesi gerekiyor. Şu an televizyonda canlı yayın yapılmasına ilişkin bir düzenleme yok. Yüce Meclis karar verirse bu gerçekleştirilebilir. Mahkeme salonları siyasi şov alanları değildir. Hakimler, delillere ve vicdani kanaate göre karar verir. Mahkeme salonlarında siyasi propaganda olmamalıdır. Hakimler, mahkemeler yüce Türk milleti adına karar verir.”
YASA DIŞI BAHİS VE FUTBOLDA ŞİKE
– “Yasa dışı bahis illetinden kurtulmamız gerekiyor. Eğer yasal düzenleme eksikliği varsa, bunu gidereceğiz. Yasa dışı bahis yöntemleri sürekli değişiyor. Futbolda şikede önemli operasyonlar gerçekleştirdik. Şahısların unvanlarına ve kimliğine bakmadan çalışmalar yaptık. Futbolun temiz olması gerekiyor. Bu konuda hassas çalışmalar yürüttük.”
– “MASAK raporlarına ve HTS kayıtlarına baktık. Bir futbolcunun bahis oynaması bizim yasalarımıza göre suç değil. Suç olması için kendi maçına bahis oynaması gerekiyor. Biz bu işin sonuna kadar gideceğiz ve kökünü kazıyacağız. Yasa dışı bahis paralarının Türkiye’ye kazandırılması gerekiyor.”
UYUŞTURUCU OPERASYONLARI
– “Uyuşturucu bu ülkenin en büyük sorunudur. Anneler ve aileler bana başvuruyor. Uyuşturucu ile ilgili gerekli adımları attık. İnanıyorum ki Adalet Bakanlığı döneminde de elimizden geleni yapacağız. Uyuşturucu kullananlara 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası uygulanıyor. Bu işin köküne kadar gideceğiz. Uyuşturucuda sistem şöyle çalışıyor; torbacı olarak adlandırılan bir kişi var ve onun altında bunu dağıtan kişiler bulunuyor. 4 ana dağıtıcıya ulaştık. Daha sonra barona ulaşmak mümkün oluyor. Hedefimiz uyuşturucu baronlarıdır.”
“CUMA GÜNÜ EVLERE GİRİP SALIYA KADAR KALIYORLAR”
– “İstanbul Başsavcılığı dönemimde kesinlikle buna müsaade etmedim. İstanbul'da üç gün boyunca parti veriliyor. Cuma günü eve gidip Salı'ya kadar orada kalıyorlar. Gayri ahlaki ilişkiler var. Sadece kullanıcıları değil; organizasyonu sağlayanları, teşvik edenleri, temin edenleri, bulunduran, yer ve imkan sağlayanları yakalıyoruz. Bunların hepsinin bir hikâyesi var. Uyuşturucuyla mücadelede sonuna kadar gideceğiz. Aileler, çocuklarının uyuşturucu kullanmasından dolayı çok üzgün. Bu sürecin sonuna kadar devam edeceğiz. Hem cezalandırma hem de rehabilitasyon anlamında. Rehabilitasyon merkezleri mevcut ve topluma kazandırmayı umut ediyoruz.”
“İÇİŞLERİ BAKANLIĞIMIZLA MÜŞTEREK ÇALIŞACAĞIZ”
– “Sistem, alttan üste giden bir operasyon düzenidir. Çok büyük bir baronu yakaladık. Baronlarla da mücadele sürdürülüyor, sürekli olarak yöntem değiştiriliyor. Sayın İçişleri Bakanımızla uyuşturucu ile mücadelede birlikte hareket etme konusunda hemfikiriz. Uyuşturucu artık dünya genelinde kabul ediliyor. 6 kişi bizlere Dubai'den iade edildi. Bu, sadece benim şahsi bir iradem değil, devletin politikasıdır. Özellikle emniyet, jandarma, İçişleri Bakanları ve Adalet Bakanlarına teşekkür ederim. Uyuşturucuyla mücadelede üzerine koyarak ilerleyeceğiz. Eğer İstanbul'un merkezinde böyle bir olay gerçekleşiyorsa benim ve savcının görmeme lüksü yoktur. Gerekli müdahaleyi yaptık, şoför ve barmenler itirafçı oldu.”
“TEŞHİRCİLİK KANUNDA SUÇTUR”
– “Kanunumuzda teşhircilik suç olarak tanımlanmıştır. Bu, farklı bir amaca hizmet ediyor. Buradan hayatını devam ettiren ve insanları tuzağa düşüren kişiler var. Yeni dönemde sosyal medya üzerinden bunun propagandası yapılıyorsa, gençlerin tuzağa düşürülmesi durumunda genel ahlaka karşı işlenen suçlar kapsamında hassasiyet göstereceğiz.”
“SOSYAL MEDYAYLA İLGİLİ ÇALIŞMAYA ÖNEM VERİYORUM”
– “Sosyal medyada büyük bir bilgi kirliliği yaşanıyor. Yargılamalar yapılıyor, hükümler veriliyor ve hakim ile savcı arkadaşlarımız linç ediliyor. Sosyal medyayla ilgili bir yasa çalışmamız mevcut. Bir şahıs, sosyal medyada yazı yayınlayacaksa kimliğinin doğru olması gerekiyor. Sahte hesaplarla bunu yapmalarına izin verilmeyecek.”
“FETÖ KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR”
– “FETÖ ile mücadelenin elbette devam edeceğini biliyoruz. Tüm başsavcılıklarımız teyakkuzda. Bu, ülkemiz için bir tehdit. Ne gerekiyorsa yapılıyor. Yeni yapılanmalara karşı operasyonlar gerçekleştiriyoruz ve sonuna kadar gideceğiz. Sürekli şekil, isim ve görüş değiştiriyorlar. FETÖ, bizim kırmızı çizgimiz ve ana gündemimizdir.”
ALO ADALET HATTI HAYATA GEÇECEK
– “Şu an en büyük sorunumuz yargılamaların gecikmesi. Kadastro davası, dededen açılıyor ve torunda bitmiyor; boşanma davaları da aynı durumda. Alo Adalet Hattı kuracağız. CİMER mevcut. Ben Alo Adalet hattı kurmayı planlıyorum. Bir boşanma davası 17 celsede bitmiyor. Kira davası hala sürüyor. Vatandaş, Alo Adalet Hattı'na telefon veya maille ulaşabilecek.”


