

Metabolizma, sıkça yanlış anlaşıldığı gibi yalnızca “yağ yakma hızı” değildir. Teknik açıdan bakıldığında, bu terim vücuttaki tüm hücresel kimyasal reaksiyonların toplamını ifade eder.
Uzmanlar, kilo vermek isteyenlerin metabolizmalarını hızlandırarak günlük kalori yakımını artırabileceklerine dikkat çekiyor.
İşte metabolizmanızı hızlandırmanın en etkili 5 yöntemi:
1. Ağırlık Antrenmanınızı Artırın
Kas kütleniz arttıkça, vücudunuzun dinlenme halindeyken hayati fonksiyonlarını sürdürebilmek için harcadığı enerji olan bazal metabolizma hızınız da artar. Bu demektir ki; daha fazla kas, daha fazla kalori yakımı sağlar.
Ağırlık kaldırma işlemi sadece antrenman sırasında değil, sonrasında da kalori yakımını sürdürebilir. Yüksek yoğunluklu antrenmanlardan sonra, vücudunuz daha fazla yağ yakar.
Ayrıca yaşla birlikte kas kaybı artış gösterir ve metabolizma hızı yavaşlar. Düzenli olarak yapılan kuvvet antrenmanları, kas kütlesini korumaya yardımcı olur.
2. Kahverengi Yağı Aktive Edin
Vücudumuzda iki tür yağ bulunur: beyaz yağ ve kahverengi yağ dokusu. Kahverengi yağ, ısı üretimi için enerji harcayan metabolik olarak aktif bir yağ türüdür.
Soğuk ortamlar, kahverengi yağın aktive olmasına yardımcı olur. Araştırmalar, soğuk su ile yüzmenin hem insülin hassasiyetini artırabileceğini hem de kahverengi yağın enerji harcamasını tetikleyebileceğini ortaya koyuyor.
3. Protein Tüketiminizi Artırın
Protein, metabolizma dostu bir besin kaynağıdır çünkü sindirilmesi daha fazla enerji gerektirir ve kas yapımına katkıda bulunur.
Antrenmandan sonraki ilk saat içinde yaklaşık 20 gram protein almayı deneyebilirsiniz. Yatmadan önce süt veya protein açısından zengin bir atıştırmalık tüketmek de faydalı olabilir.
4. Aç Karnına Kardiyo Yapmayı Deneyin
Sabah kahvaltısından önce yapılan düşük-orta yoğunluklu kardiyo egzersizleri, vücudu yağ yakımına daha iyi adapte edebilir.
Glikojen depoları düşük olan durumlarda yapılan egzersiz, kasların yağ kullanım kapasitesini artırır.
5. Uzun Vadeli Düşünün
Kilo verirken metabolizma hızı yavaşlayabilir, çünkü daha az vücut kütlesi, günlük kalori ihtiyacını da azaltır.
Ayrıca, tokluk hormonu leptin düzeyi azalırken, açlık hormonu ghrelin düzeyi artar. Bu durum, iştahı artırarak kilo korumayı zorlaştırabilir.
Çözüm, kısa süreli diyetler uygulamak değil, kalıcı yaşam tarzı değişiklikleri yapmaktır. Yeni kilonuzu korumak için daha düşük kalori alımını sürdürülebilir hale getirmeniz gerekir.


